KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3120 E., 2025/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/548 E., 2024/1107 K.
- Davalılar
- ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/316 E., 2022/8 K.
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
28.08.2019 tarihli miras paylaşım protokolü ve miras taksim sözleşmesinin imzalandığını, miras taksim protokolüne göre mirasbırakan Memduha'nın adına tapuda kayıtlı olan İzmir ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı müvekkiline bırakıldığını, protokolün imzalanmasından sonra 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının imar planında "yeşil alan" olarak ayrıldığını öğrenildiğini, müvekkilinin bu taşınmazın yeşil alan olarak ayrıldığını bilmeden sözleşmeyi imzaladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılmayacağını,
miras paylaşım protokolünde 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tescil edileceğini ve müvekkilinin adına kayıtlı 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın mirasçılardan Sadike adına, 107 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ise mirasçılardan Hatice adına tescil edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin hem miras bırakanlardan intikal eden taşınmazlardan eksik pay aldığını, hem de kendi adına kayıtlı iki adet arsasını da Hatice ve Sadike'ye verilmesi için imza attığını ileri sürerek taraflarca imzalanan 28.08.2019 tarihli miras paylaşım protokolü ve miras taksim sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili, taksim sonucu mirasçıların eşit hak ve hisse almalarının zorunlu olmadığını, tapu sicili ve imar durumunu gösterir kayıtların aleni olduğunu, davacının hayatın olağan akışına göre bahse konu taşınmazın imar planını ve imar durumunu araştırması gerektiğini, davacının imar durumunu inceleseydi kolaylıkla öğreneceği bu hususun, dava ikame edilerek ileri sürülmesinin iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 13.04.2018 tarihinde yeşil alan olarak ayrıldığının anlaşıldığı, iptali istenen miras taksim sözleşmesinin ise 28.08.2019 tarihinde taraflarca imzalandığı, buna göre; iptali istenen sözleşme ile imar planı tanzimi arasında 16 ayı aşkın süre bulunması, imar planlarının aleni olduğu ve miras taksiminde tüm mirasçıların eşit pay almasının gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan ret kararı karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasından sonra kendisine bırakılan taşınmazın yeşil alan olarak bırakıldığını öğrendiğini, yargılama aşamasında toplanılan deliller ile müvekkilinin sözleşmenin iptalini gerektirir şekilde hataya düştüğü sabit iken, bu konuda taraflarınca yemin teklifinde dahi bulunulmuşken Mahkemece yemin tekliflerinin kabul görmediğini, 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar durumu davacı tarafından biliniyor olsaydı müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi yapmayacağının açık olduğunu, davalılardan ... mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanında,
dava konusu olan miras taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada dava konusu olan... ilçesi, ...Mahallesi 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında yeşil alan olarak ayrıldığını davacı da dahil olmak üzere miras taksim sözleşmesine katılanların hiçbirisinin bilmediğini açıkça bildirdiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin hata nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3120, K. 2025/1329, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama