KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3545 E., 2025/2501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/4063 E., 2024/1212 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/245 E., 2023/501 K.
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket ile dava dışı 2 şirketin birlikte 542 ada 2 parsel sayılı taşınmazı satın almaya karar verdiğini, buna yönelik olarak ... 3. Noterliğinin 11.11.2005 tarihli ve ... yevmiye sayılı adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, işlemlerin hızlı yürütülmesi için dava konusu taşınmazın 1/3 payının davalı adına satın alındığını, gerçekte bu payın malikinin davacı olduğunu, davalı tarafından düzenlenen 09.06.2012 tarihli yazılı inançlı işlem belgesi bulunduğunu iddia ederek dava konusu 542 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin taşınmazın gerçek sahibi olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı alabilecek ekonomik gücü olduğunu, yüksek kazanç getirisi olan inşaat projelerini tamamlayıp yüksek gelir elde ettiğini, dava konusu taşınmaz davacı Şirkete ait ise Şirketin kayıt ve defterlerinde yer alması gerektiğini belirterek davanın usulden, olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; inançlı işlemin varlığının ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, Şenlik Mahallesi, 542 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile davacı adına tesciline karar vermiştir.
2. Davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesi istinaf harcının bir haftalık kesin sürede ikmali hususunda davalı vekiline 25.06.2023 tarihinde muhtıra tebliğ etmiştir.
4. Davalı vekili 20.06.2023 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuştur.
5. İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli kararında; muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf karar harcı yatırılmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. Davalı vekili 28.11.2023 tarihli dilekçesi ile adli yardım talepli olarak 23.11.2023 tarihli kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.
3. Davalı vekilinin, 07.05.2024 tarihli adli yardım talebinin reddine dair karara itiraz etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.05.2024 tarihli ve 2024/2 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "davalı tarafça istinaf harç ve giderlerinin yatırılmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Müvekkilinin istinaf harç ve masraflarını ödeme imkanının bulunmadığını, 2. Savunma ve delillerinin dikkate alınmadığını, 3. Hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığını, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3545, K. 2025/2501, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama