KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/380 E., 2024/5304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1866 E., 2023/246 K.
- İlk derece mahkemesi
- Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/543 E., 2022/688 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 29 ada 2 parsel A blok 1 No.lu bağımsız bölümü davalının haksız şekilde kullandığını ileri sürerek, taşınmaza vaki el atmanın önlenmesini, eski hale getirilmesini ve haksız el atma nedeniyle davalı tarafından şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki yapıyı kendisinin yaptığını, davacının babası olduğunu ve haksız el atmanın söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının dava konusu taşınmazı fiilen kullandığı, davacının davalının kullanımına rızasının bulunmadığı ve davacının taşınmazına müdahaleyi 1 yıldır istemediği anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Müvekkilinin dava konusu taşınmazda davacının rızası ile oturduğunu,
2.Tanıklar tarafsız olmadıklarından beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini,
3.Müvekkilinin taşınmaza davacının rızası dahilinde iyileştirmeler yapmasının devamında da davacının kötüniyetli olarak tahliye isteminin davalı aleyhine ve davacı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturacağını, bu hali ve iyileştirmeler nedeniyle hapis hakkının düşünülmeksizin tahliye kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve müvekkilinin taleplerinin davacının kabulünde olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/380, K. 2024/5304, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama