İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3847 K.2024/5164

Taraflar arasındaki mera iddiasına dayalı tapu iptal ve mera olarak sınırlandırma ve özel siciline kayıt istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına…

Esas2024/3847Karar2024/5164Tarih21 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.198 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/3847 E., 2024/5164 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/56 E., 2023/107 K.
Davalılar
... vekili Avukat ..., ... Belediye Başkanlığı vekili Avukat ...
Dava tarihi
09.10.2014
Karar
Davanın kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.198 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki mera iddiasına dayalı tapu iptal ve mera olarak sınırlandırma ve özel siciline kayıt istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde. 336 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mera olarak tespit gördüğünü, itiraz üzerine kadastro mahkemesinde görülen dava sonucunda taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verildiğini, kararın 04.05.2000 tarihinde kesinleştiğini, ancak taşınmaz kadastro mahkemesinde dava konusu iken 19.07.1991 tarihinde ...

Belediyesi adına 2.531,25 m² miktar ile yolsuz olarak tescil edildiğini, ...

Belediyesinin dava devam ederken, kendisinin de taraf olmasına rağmen taşınmazı 28.07.2003 tarih ve 254 sayılı Encümen Kararı ile 30.000,00 TL bedelle diğer davalı ...'e satarak 05.03.2004 tarihinde tapudan devrettiğini, dava konusu taşınmazın mahkeme kararı ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen, özel mülkiyete konu teşkil etmeyen yerlerden olduğunu, davalı ... adına oluşturulan tapu kaydının da yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle lehdarına mülkiyet hakkına ilişkin yetkiler bahşetmeyeceğini,

Belediyenin kendisine ait olmayan bir taşınmazı üçüncü kişiye satmasının da hukuki anlamda korunacak bir işlem olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılıp özel siciline kaydını talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili, kadastro mahkemesindeki davanın 12.11.1999 tarihinde karara çıktığını, 336 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın reddine ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini, davalı idare kötü niyetli olsa bu taşınmazı 1991 ve 2003 yılları arasında satabileceğini, taşınmazın meralık vasfını kaybettiğini, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğunu, bu davanın ise tapuya tescilden itibaren 23 yıl geçtikten sonra açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taşınmazın meralık vasfının olmadığını, davalının Belediye ile birlikte eklemeli zilyetliğinin 20 yıldan fazla olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.10.2015 tarihli ve 2014/310 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 336 ada 1 parselin kadastro tutanakları incelendiğinde, ... Belediyesi adına tespit yapıldığı, Kadastro Mahkemesinin 12.11.1999 tarih ve 1991/221 Esas, 1999/292 Karar sayılı gerekçesinde ve açıklamasında 336 ada 1 parselin mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline kaydedilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olsa da kadastro tutanağı incelendiğinde ...

Belediyesi tüzel kişiliği adına tespit gördüğü, mera veya her hangi bir orta malı şeklinde özel siciline yazılması şeklinde ibare olmadığı, mahkeme kararının söz konusu tutanaktaki bilgilerle örtüşmediği, davacının açmış olduğu davanın HMK 198 ve HMK 189/4 maddeleri uyarınca tespit işlemi ile uyumlu olmayan ...

Belediyesi adına tespit gören dava konusu parsel ile alakalı Kadastro Mahkemesinin 1991/221 Esas, 1999/292 Karar sayılı dosyası serbestçe değerlendirildiğinde bu şekilde hükme esas alınmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 06.03.2019 tarih ve 2016/11354 Esas, 2019/2027 Karar sayılı ilamında; "...Dava konusu 336 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 1991/221 Esas, 1999/292 Karar sayılı dosyası ile görülen davada 12.11.1999 tarihinde davanın reddine, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel sicile yazılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden 04.05.2000 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kadastro mahkemesinde görülen bu davada ... Belediyesi ve Hazine de taraf olarak yer almıştır.

Kesinleşen kadastro mahkemesi kararı ile taşınmazın mera vasfında olduğu saptandığına ve mera olarak sınırlandırılması ile özel siciline kaydına karar verilmiş bulunmasına göre, davanın kabulü gerekirken, aksine görüş ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir..." ifadelerine yer verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; kesinleşen kadastro mahkemesi kararı ile taşınmazın mera vasfında olduğu belirlenerek mera olarak sınırlandırılması ile özel siciline kaydına karar verilmiş bulunmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, yolsuz tescil sonucu aynî hak kazanılamayacağı, kamu mallarının özel hukuk alanı dışında bulunduğu, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazlar hakkında kişiler adına sicil oluşturulması o taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştirmeyeceği, taşınmazın mera vasfında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile,

dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydı üzerindeki tüm sınırlandırma ve takyidatlardan âri bir şekilde mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili dilekçesinde özetle; yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasının ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın kadastro tespitine itiraz davası olmadığını, mahkemenin davayı kadastro davası kabul edip 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesini uygulamasının hatalı olduğunu, davanın TMK 1024 üncü maddede tarifini bulan yolsuz tescil ile davalı ... ve sonrasında davalı ... adına tescillenen tapunun iptaline yönelik olduğunu ileri sürerek, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kadastro tespitinde mera olarak sınırlandırılmadığını, tarla vasfı ile Belediye adına tescil edildiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olarak tescilin yolsuz olduğunu bilmediğini, TMK 1007 nci maddesi anlamında devletin kusursuz sorumluluğu olduğunu, tespitten 12 yıl sonra taşınmazı devraldığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İdarece 16.06.2003 tarihinde istenen tapu kaydında diğer davalının işgalinde olduğu şerhinin düşüldüğünü, müvekkili İdarenin tapu kaydına güvenerek diğer davalı ...'ya satış işlemini gerçekleştirdiğini, 1991 yılında müvekkil İdare adına tescil oluştuğunu, 2014 yılına kadar 23 yıllık süreçte bu durumu fark etmeyen davacının kötü niyetli olduğunu, taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, diğer davalının, müvekkili İdarenin eklemeli zilyetliği ile birlikte 20 yıldan fazla bir süredir zilyet olduğunu, tescilden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığını, kayıtlarda yapılan hatalardan TMK 1007 maddesi anlamında Devletin kusursuz sorumluğu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera iddiasına dayalı olarak açılmış, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma ve özel siciline kayıt istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3847, K. 2024/5164, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3847
Karar No
2024/5164
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3848 K.2024/4006
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/3849 K.2024/9723
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/3850 K.2024/9385
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3850 K.2024/3463
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3851 K.2024/8976
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3851 K.2024/3464

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.