KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3859 E., 2025/2643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/245 E., 2024/1202 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/399 E., 2023/451 K.
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ... ile muris ... ...'ın ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2648 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölüm ile ... Mahallesinde bulunan 5293 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümü hukuki ehliyetleri olmadığı bir dönemde, davalıya bağış yoluyla temlik ettiğini, taraflar arasında davalının yükümlülüklerini belirtir ve ölüme bağlı tasarrufun sonuçlarını ve karşılıklı mükellefiyetleri içerir geçerli sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediğini, temliki işlemle saklı payın da ihlal edildiğini ileri sürerek ehliyetsizlik nedeniyle tasarrufun iptaline, mümkün olmadığı takdirde tenkise ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifa hakkı saklı kalarak yapılan bağışın sağlar arası bir tasarruf olduğunu, bu açıdan bağış ile sonuçlarını doğuracağını, tenkis talebi açısından davacının saklı payını ortadan kaldırmaya yönelik bir işlem olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile murislerin tasarruflarının iptaline ilişkin talebin reddine, terditli tenkis talebinin kabulü ile muris ... ... terekesi nedeniyle 487.758,62 TL tenkis alacağının muris ... terekesi nedeniyle 1.818.062,00 TL tenkis alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Dernek lehine yapılmış olan tasarrufun sağlararası bir hukuki muamele olduğunu, ölüme bağlı bir tasarruf olmadığını, 3. Sağlararası kazandırmanın tenkise tâbi olabilmesi için murisin saklı payları zedeleme kastının ispatlanması gerektiğini, oysa eldeki bağış işleminde böyle bir kastın bulunmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenlerine dayalı olarak temlik işleminin iptali, mümkün olmadığı takdirde tenkis ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3859, K. 2025/2643, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama