KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3870 E., 2025/1814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1801 E., 2024/588 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/134 E., 2020/252 K.
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ... tarafından 10.01.2017 tarihli sözlü vasiyetname ile taşınmazlarının.......... Vakfına vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu ileri sürerek muris ...’ın tüm taşınmazlarının tespit edilerek vasiyetnamenin tenfizini, taşınmazların tapuda.......... Vakfı adına kayıt ve tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözlü vasiyetnamenin iptali için dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin kanundaki şekil kurallarına aykırı düzenlendiğini, vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin tenfizi davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi, başka bir deyişle tenfiz kararı verilebilmesi için kesinleşmiş vasiyetnamenin bulunması gerektiği, davacı Vakıf tarafından vasiyetnamenin kesinleşmesi beklenmeden iş bu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin iptal edilmesi nedeni ile işbu davanın reddine karar verilmesinde usule aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murise ait sözlü vasiyetnamenin iptal edilmesiyle bu davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi ve nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazların değeri tespit edilip tespit edilen değer üzerinden harcın tamamlatılmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3870, K. 2025/1814, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama