KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3950 E., 2025/2258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/502 E., 2024/809 K.
- İlk derece mahkemesi
- Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/36 E., 2023/329 K.
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği gereği duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...'ın 15.11.2019 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın sağlığında ........ Noterliği 17.12.2010 tarih ve .................yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin davalının baskısı sonucu mirasbırakanın iradesinin sakatlanması suretiyle düzenlendiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın fiil ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartına aykırı olarak düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının kötüniyetli olduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğuna dair sağlık raporu alındığını, müvekkilinin mirasbırakanın her türlü bakım ve ihtiyacını karşıladığını bu yüzden mirasbırakanın minnet duygusu ile vasiyetname düzenlediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurulu raporuna göre mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğunun tespit edildiğini, vasiyetnamenin davalının baskısı ve korkutması sonucunda düzenlendiğin davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; adli yardım talep ettiklerini, vasiyetnamede tanıkların vasiyetçinin beyanının kendilerinin önünde yapıldığına dair beyanın bulunmadığı, mirasbırakanın okur yazar olmasına rağmen TMK 535. maddesine göre vasiyetname düzenlenmesinin şekil şartlarına uygun olmadığını, mirasbırakanın vasiyetname tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, vaisyetnamenin davalının baskısı ve zorlaması ile yapıldığını, Mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3950, K. 2025/2258, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama