KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3991 E., 2025/2167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2408 E., 2024/3260 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/279 E., 2024/173 K.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası murisi ...'den kalan 119 ada 1 parsel sayılı tarlanın kardeşleri ile birlikte hissedarlarından birisi olduğunu, davacının kardeşlerinden ......., 'in tarladaki payını 09.08.2019 tarihinde davalı ...'a sattığını, satın alan davalının .........., Noterliğinin 09.08.2019 tarih 8786 yevmiye numaralı ihbarname ile davacıya ihbarda bulunarak ön alım hakkını yasal sürelerde kullanmasını ihbar etiğini, davalının ihbarnamede taşınmaz payını 750.000,00 TL'ye satın aldığını ihbar ettiğini, ihbarnamede belirtilen satış bedelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın,
davacının ön alım hakkının kullanımını önlemek amacıyla gerçek değerinin birkaç katı bedel gösterdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı dava dilekçesi verildikten sonra öldüğünden, dava dilekçesi mirasçısı dâhili davalıya tebliğ edilmiş, dahili davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut davada, davalı fiili taksim iddiasında bulunmuş, taraflar tanık listesini sunmuş, yeniden icra edilen keşif, dinlenen taraf tanıkları, sunulan sulama kuyusu faturaları, satıştan beş on yıl öncesine ilişkin uydu fotoğrafları ve mahkeme gözlemi tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazda dava konusu payı satan paydaş ile diğer paydaşlar arasında eylemli olarak ayrı ayrı yeri kullandıkları dolayısıyla aralarında fiili taksimin bulunduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tarafların tanık beyanlarından, bilirkişi raporu ve geçmiş yıllara ait uydu görüntülerinden taşınmazın üç paydaş arasında taksim edilerek kullanıldığı..." ve "...resmi senetteki satış bedeli ile keşif ile belirlenen bedel arasındaki fark tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir.
Davacının sunmuş olduğu diğer deliller de muvazaayı kanıtlamaya yeterli değildir. Bu nedenle resmi satış sözleşmesindeki bedel ve masraflar üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın iştirak hâlinde mülkiyet rejimine tâbi olduğunu, taşınmazın mirasçılar arasında taksim edilmediğini, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, delillerin değerlendirilmediğini, bedelde muvazaa yapıldığını, davalının davaya cevap vermediğini ve delil bildirmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3991, K. 2025/2167, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama