KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4142 E., 2025/2310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1231 E., 2024/1363 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/10 E., 2022/546 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin dava konusu ... Mahallesi, 64522 ada 5 parselde hissedar olduğunu, bu taşınmazda 05.11.2020 tarih 71978 yevmiye sayılı işlemle 119057/6463310'ar hissenin davalılar ..., ... ve ...'a satıldığını, müvekkilinin bu satıştan haberdar edilmediğini belirterek, ön alım hakkına dayalı olarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapuda davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Mahallesi, 64522 ada 5 parsele kayıtlı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalıların paylarını 05.11.2020 tarihinde ............ yevmiye numarası ile satın aldığını, davalının devir sonrası noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taşınmazı satış bedeli üzerinden almaya hazır olan davacının kanuni ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalılar üzerindeki taşınmaz hissesinin müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılar vekili cevap dilekçesinde: asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddini, kabul anlamına gelmemek üzere davanın kabulüne karar verilecek olması hâlinde dava konusu taşınmazda keşif yapılarak taşınmazın keşif tarihinde rayiç bedelinin belirlenmesi ve davacıların keşif tarihindeki rayiç bedelinin faiziyle birlikte mahkeme veznesine depo edilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ön alım hakkının süresinde kullanıldığı ve resmî senetteki satış bedelinin depo edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile ... Mahallesinde kain 64522 ada 5 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına kayıtlı olan 119057/6463310'ar oranındaki hisselerin tapu kaydının iptali ile, iptal edilen hisselerin 1/2'şer oranında asıl ve birleşen dosyanın davacıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinden sonra açıldığını, ülkemizde son yılda enflasyon oranının %100 oranında arttığı göz önüne alınarak öncelikle dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılarak taşınmazın keşif tarihindeki rayiç bedelinin belirlenmesi ve davacıların keşif tarihindeki rayiç bedeli mahkeme veznesine depo etmesi gerekmekte olduğu İlk Derece Mahkemesinden istenildiği hâlde taleplerinin haklı bir gerekçe olmaksızın reddedildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4142, K. 2025/2310, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama