KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4431 E., 2024/5858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1025 E., 2024/752 K.
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davalı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 1133 parsel sayılı taşınmazda davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, taşınmazın taksimi mümkün olmadığından ortaklığın satış sureti ile giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçede; davalı ...’in taşınmazdaki hissesini sattığını, yeni malik ...’ün davaya dahil edilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki binanın davalı ... ve .... tarafından yaptırıldığını, buna ilişkin tespit davası açacaklarını belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.06.2014 tarihli ve 2009/1700 Esas, 2014/815 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 19.06.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/7084 Esas, 2016/8590 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalılar tarafından açılan mülkiyetin tespiti davasının derdest olup henüz kesinleşmediği, bahsi geçen davada verilecek kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6 24... parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın, üzerindeki tüm hak ve yükümlülüklerle birlikte satış suretiyle giderilmesine, taşınmazın satışından elde edilecek bedelin %58'inin muhdesat sahibi ... ve ...'e eşit oranda aidiyetine, geri kalan %42'sinin tapu kaydındaki ve mirasçılık belgelerindeki payları oranında pay sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... vd. vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davalı tarafın davacı ile aralarında yaptıkları anlaşmaya uyduğunu, ancak davacının kendi kusuruyla anlaşmaya uymayıp ortaklığın giderilmesi davası açtığını,
b. Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi daha hakkaniyetli olacakken satış suretiyle giderildiğini, taşınmazın boş olan kısmının davacıya, bina olan kısmının davalı tarafa bırakılması suretiyle ortaklığın giderilmesi gerekirken satılmasının hukuka aykırı olduğunu,
c. Satış bedeli üzerinden alınacak payların yanlış hesaplandığını, davalının zarara uğratıldığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Ortaklığın giderilmesi istemli davalarda; paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında muhdesat sahibi paydaş da dahil olmak üzere tüm paydaşlara (ortaklara) payları oranında dağıtılır.
Somut olayda; hükmün birinci fıkrasında satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağı muhdesat da gözetilerek doğru olarak ifade edildiğinden üçüncü fıkrada paylaştırma ile ilgili çelişki yaratacak şekilde yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 nci maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4431, K. 2024/5858, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama