KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4553 E., 2025/2798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/240 E., 2024/222 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/91 E., 2022/313 K.
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; muris ...'ın 06.02.2020 tarihinde öldüğünü, müvekkili ile muris arasında ... Noterliğinin 13.09.2001 tarihli 5412 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca muris ...'nin ölümüne kadar bütün bakımının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, bu şekilde bakım borçlusu olarak müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, dava konusu 333 ada 3 numaralı parsel sayılı taşınmazın sözleşme uyarınca müvekkiline devri gerektiğini ileri sürerek, 333 ada 3 parsel sayılı taşınmazda ... payının müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, bakım alacaklısı ...'ın davacı ... ile birlikte yaşamadığını, ...’nin ...’de, davacının ise İstanbul ...'de oturduğunu, davacının bakım borçlusu olarak edimlerini yerine getirmediğini, davacı ile muris arasında yapılan bu sözleşmenin mirastan mal kaçırmak amacı ile yapıldığını, davacının avukat olan babasının bu işi tasarladığını ve kızı lehine işlem gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; muris ...'nin davalı ...'in teyzesi olduğunu, davacının bakım borçlusu olarak edimini yerine getirmediğini, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme tarihi ve ölüm tarihi arasındaki sürede mirasbırakan tarafından bakılmadığı iddiasıyla herhangi bir dava açılmamış olması nedeniyle davacının bakım borcunu yerine getirdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bakım alacaklısı ...'nin bekar ve çocuksuz olarak 2020 yılında sözleşme tarihinden 19 sene sonra öldüğü, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline yönelik açılan bir dava olmadığı gibi bu yönde bir iddia da olmadığı, davacının Serdivan adresinde oturduğu, bakım alacaklısı ...'nin ...’de oturduğu, aradaki mesafenin az olduğu,
davacının muris halasının ihtiyaçları ile hastane ihtiyaçları dâhil ilgilenip bu ihtiyaçlarını giderdiği, muvazaalı devir savunması dikkate alındığında buna ilişkin bir delil olmadığı, muris ...'nin mirasçıları ile mal kaçırmasını gerektirir bir husumetinin olduğuna yönelik bir iddia ve delil bulunmadığı, dolayısı ile Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının bakım borçlusu olarak edimini yerine getirmediğini, davacının avukat olan babasının bu işi tasarlayıp davacı lehine işlem gerçekleştirdiğini, davacı ile murisin aynı evde oturmayıp farklı şehirlerde ikamet ettiklerini, davacının HTS kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, Mahkemece delillerin toplanmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma akdine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4553, K. 2025/2798, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama