KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4558 E., 2025/2697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1899 E., 2024/1748 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/344 E., 2022/246 K.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 61542 ada 4 parsel 16 sayılı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının eski gelini olduğunu, oğlu ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiğini, davalının taşınmazını işgal ettiğini, 04.01.2021 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, davalının ecrimisil ödemesi de yapmadığını ileri sürerek davalının el atmasının önlenmesine ve şimdilik 100,00 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; boşanma kararının henüz kesinleşmediğini, taşınmazın aile konutu olduğunu, davalının oğlunun kendisini darp ettiğini bu sebeple 17.04.2018 tarihinde evden uzaklaştırıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın davalı ve davalının oğlunun evlendikten sonra oturması için satın alındığı ve çifte özgülendiği, taraflar arasında geçimsizlik başladığı, Ankara 16. Aile Mahkemesinin 2018/541 Esas sayılı dosyasıyla açılan boşanma davasında 18.12.2020 tarihinde çiftin boşanmalarına karar verildiği, kararın kesinleşmediği,
davacının mülkiyet hakkına dayanarak işbu davayı açtığı, fiili ayrılık tarihi olan 06.04.2018 tarihinden itibaren ecrimisil isteminde bulunulmuş ise de davalının evlilik birliğinin başından beri ikamet ettiği ortak konutunda ikamet etmeye devam ettiği, belirtilen tarihlerde boşanma gerçekleşmediği ve evlilik akdi devam ettiği için kullanımının tahsis amacına uygun olduğu, davacının ancak boşanmaya karar verildiği tarihten sonra davalıdan konutu terk etmesini isteyebileceği, davacıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 13.01.2021 itibariyle davalının taşınmazda ikamet etmesi haksız işgal niteliğinde olduğu,
bu tarih itibariyle ecrimisil istenebileceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; ecrimisil hesabında en son çekilen ihtarnamenin esas alınmasının hatalı olduğunu, boşanma davası açılma tarihinin esas alınması gerektiğini, bu kabul edilmez ise davacının elektrik kesme tarihi olan 30.10.2018 tarihinin, bu da kabul edilmez ise doğalgaz kesme tarihinin (28.01.2019) esas alınması gerektiğini, davalının taşınmazı kiralamadığının sabit olduğunu, fiili ayrılık akabinde taşınmazın tahliyesini istediğini, boşanma davasının kesinleşip kesinleşmemesinin mülkiyet hakkı sahibi olan davacı ile ilgili olmadığını, taşınmazın aile konutu olmadığını, muvafakatini kaldırdığını,
gerek tanık beyanları ile gerekse de elektrik ve doğalgaz kesim belgelerinden belli olduğunu, taşınmazın değerinin daha yüksek olduğunu, kira değerinin de düşük hesap edildiğini ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili; taraflar arasındaki boşanma davasının henüz kesinleşmediğini, harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalının ayrıca mağduriyetine yol açtığını, 11.12.2019 tarihleri itibariyle dava konusu taşınmazda ikamet etmediğini, usule uygun bir ihtarname gönderilmediğini, gerekçenin çelişkili ve değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4558, K. 2025/2697, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama