KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4809 E., 2025/4482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1318 E., 2024/1580 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/171 E., 2022/118 K.
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu 150 69... parsel sayılı taşınmazda davalının satın aldığı hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bedelde muvazaa olmadığını, aşamalarda verdiği dilekçe ile de dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığını ifade ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4809, K. 2025/4482, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama