KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5059 E., 2025/3984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1003 E., 2024/1186 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/661 E., 2021/104 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1047 ada 15 parselde kain teras kat 35 numaralı daire ile zemin kat 37 numaralı dükkanların hissedarı olan ...'in evli ve çocuksuz olarak öldüğünü, mirasçılarının bir araya gelerek ... . Noterliğinde 25.10.2000 tarihli miras taksim sözleşmesi düzenlediğini, bu suretle dava konusu edilen taşınmazlarda muris ...'in eşi ...'in herhangi bir mülkiyet hakkı kalmadığını, sadece intifa hakkı bulunduğunu, bu hakkın ise ölümü ile sona erdiğini ileri sürülerek davaya konu taşınmazlarda davalıya ait hisselerin ayrı ayrı iptali ile davacı- mirasçılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin zamanaşımına uğradığını, intifa hakkı tescil edilmediğinden sona erdiğinin de söylenemeyeceğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacıların tescil talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçerli miras taksim sözleşmesi uyarınca davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 1/6 (8/48) hissenin her iki taşınmaz yönünden de ayrı ayrı iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “miras taksim sözleşmesinin noterde ve resmi şekilde yapıldığı, geçerli miras taksim sözleşmesi gereği ...'in ölümü ile intifa hakkının da sona erdiği” gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, miras taksim sözleşmesi ile tanınan intifa hakkının ölüm ile son bulmayacağını, intifa hakkı ile ilgili bir işlem yapılmadığını, tescil yapılmadığından hakkın hiç doğmadığını, bu nedenle de ölümle sona ermeyeceğini,
2. Sözleşmede belirtilen intifa hakkına ilişkin edim yerine getirilmediğinden davacı tarafın sözleşmeye dayanarak tescil talebinde bulunamayacağını, davalı murisinin hiçbir şekilde taşınmazlardan kira almadığını,
3. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, 08.04.2023 tarihli belgenin dava dilekçesinde delil olarak belirtilmediğini, hükme esas alınamayacağını, geçerliliğine ve sıhhatine itiraz ettiklerini, tarih dikkate alındığında ... ’in yaşlı ve hasta olduğunu, gerçek iradesini ortaya koymaya elverişli olmadığını, ayrıca bu belgenin feragat olarak da kabul edilemeyeceğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5059, K. 2025/3984, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama