İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5064 K.2025/4476

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2024/5064Karar2025/4476Tarih21 Ekim 2025Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/5064 E., 2025/4476 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1640 E., 2024/4355 K.
İlk derece mahkemesi
Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/366 E., 2023/519 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 54 20... parseldeki 17.08.2021 tarihli pay satışı nedeniyle doğan müvekkilinin ön alım hakkının engellenmesi amacıyla gerçek satış bedelinin 1.300.000,00 TL olmasına karşın tapuda 2.500.000,00 TL gösterildiğini, Mahkemece aksi kanaatte olunması hâlinde tespit edilecek değer üzerinden taşınmazı almak istediklerini ileri sürerek paya ilişkin tapunun iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bedelde muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, ödemenin tapudaki değere tekabül eden miktara karşılık Euro üzerinden banka kanalıyla yapıldığını ve taşınmazda fiili taksim olduğunu savunarak öncelikle davanın reddini, mümkün görülmemesi hâlinde taşınmazın geçen süre içinde değerlenmesi nedeniyle dava tarihindeki rayiç değeri olan 4.128.000,00 TL’nin aksi hâlde tapudaki satış değerinin güncellenmiş miktarının ödenmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı ancak tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden ön alım hakkının yasal koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin süreye ilişkin 30.05.2023 tarihli ara kararın gereğinin yerine getirilmediğini, ön alım bedelinin kesin sürede yatırılmadığını, lehlerine usuli kazanılmış hak doğduğunu, ikinci defa kesin süre verilemeyeceğini, bedelde muvazaa iddialarının olmamasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde gerekçe yazılmasının ve istinaf dilekçelerindeki itirazlarının değerlendirilmemesinin dilekçelerin okunmadığını gösterdiğini, taleplerinin dava tarihindeki rayiç değer olan 4.128.000,00 TL, aksi hâlde tapudaki değerin güncellenmesi yönünde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94/3 hükmüne göre kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.

Temyizen incelenen kararda, 30.05.2023 tarihli ara karar ile davacıya 1.332.441,87 TL bakiye ön alım bedelini depo etmesi için kesin süre verildiği ancak verilen kesin süre içinde 1.332.441,87 TL'nin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, kesin sürenin gereği yerine getirilmediği dikkate alınarak buna göre bir karar verilmesi gerekirken hukuki dayanaktan yoksun olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava ön alım hakkına dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince dava kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairenin sayın çoğunluğu tarafından; Mahkemenin belirlediği kesin süre içinde ön alım bedeli depo edilmediği anlaşıldığından buna göre hüküm kurulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

Hemen belirtilmelidir ki, gerek Yargıtay içtihatlarında, gerekse doktrinde ön alım hakkını kullanan davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine tâbi ise kural olarak ön alım davasının da mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, ancak tek mirasçının açtığı davanın hemen reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu durumda diğer mirasçıların davaya katılmaları ya da açılmış davaya muvafakat vermeleri için gerekli imkânın tanınması;

davaya muvafakatin de dava açan ortak dışındaki mirasçıların duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmaları ya da imzaları noterce onaylanmış muvafakat belgesi sunmaları ya da dava vekil aracılığıyla açılıp takip ediliyorsa aynı avukata vekâletname vermeleri suretiyle sağlanabileceği, aksi hâlde davacıya görevli mahkemede 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması yönünde görev verilmesi,

terekeye temsilci atandığı takdirde davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerektiği, davanın kabulü hâlinde de ön alım hakkına konu payın davayı açan ortak adına değil tereke adına tescilinin gerekeceği, ancak davayı açan ortak dışında kalan tüm mirasçıların ön alıma konu payın davayı açan ortak adına tesciline muvafakat edebilecekleri vurgulanmaktadır.

Nitekim ... ’ın Türk Eşya Hukuku kitabında da bu durum;“...Çünkü, ön alım hakkının belirli bir sürede kullanma zorunluluğu olduğu için, burada ivedilik durumu söz konusudur” şeklinde açıklamıştır (1991, sh. 139).

Eldeki davada, gerek 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, gerekse ön alım hakkının hukukî niteliği ve bu hakkın 4721 sayılı Kanun’un 733. maddesinde öngörülen noter bildirimi üzerine üç ay ve her hâlde iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılarak kullanılması gereken ivedi haklardan olması nedeniyle, elbirliği ortağı olan davacı; davalıya satılan payın tamamı için kendi adına tescil isteminde bulunsa da, bu istemin tereke adına açıldığının kabulü gerekir.

Bu hâlde, diğer elbirliği ortaklarının tamamının muvafakatlarının alınması ya da davaya dâhil edilmeleri, mümkün olmaması hâlinde terekeye temsilci atanması hususlarında davacıya süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.

Ancak, Dairenin sayın çoğunluğu tarafından ön alım bedelinin belirlenen kesin sürede yatırılmamasına müeyyide bağlanması gereğine işaret ederek hükmü bozmuştur. Bilindiği üzere ön alım bedeli, pay tescili yapılmadan önce hâkim tarafından belirlenen yere yatırılmak zorundadır. Bedelin yatırılmaması hâlinde tescil kararı verilemeyeceği için bunun müeyyidesi davanın reddi yönünde olacaktır.

Oysa; bedelde muvazaa iddiası nedeniyle yapılan araştırma sürecinde önce 30.05.2023 tarihli oturumda, sonra bakiye bedelle ilgili 10.11.2023 tarihli oturumda bedelin depo edilmesi yönünde kurulan ara kararlarda verilen kesin süreye uymamamın müeyyidesi "davanın açılmamış sayılacağı" olarak belirtilmiştir. Hâkim, kesin süreye uymamanın müeyyidesini doğru bildirmekle yükümlü olup, yanıltıcı ve tereddüt uyandırıcı ara karar kuramaz.

Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkının, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını kapsadığı açıkça belirtilmiştir. Davanın reddi ile açılmamış sayılmanın sonuçları aynı olamayacağına göre hâkimin yanıltıcı işlemi sonuç doğuramaz. Bedel, hatalı ara kararlarına rağmen davacı tarafından depo edilmiş olduğuna göre, yalnızca taraf teşkili yönünden hükmün bozulması gerekirken, Dairenin sayın çoğunluğunun bozma gerekçesine iştirak etmiyoruz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5064, K. 2025/4476, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5064
Karar No
2025/4476
Tarih
21 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5068 K.2025/13834
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5075 K.2025/4644
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5077 K.2025/4479
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5081 K.2025/13416
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5083 K.2025/4038
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/5088 K.2025/14750

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.