KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5220 E., 2025/3130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/86 E., 2013/50 K.
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki birtakım payların 22.06.2011 ve 29.11.2011 tarihlerinde davalılar tarafından satın alındığını, müvekkillerinin satıştan haberinin olmadığını ileri sürerek bu satışlardan kaynaklanan davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin zaten taşınmazlarda paydaş olduğunu, paydaşlara karşı yasal önalım hakkının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın açılması için gerekli olan hak düşürücü sürenin geçtiğini, taraflar arasında fiili taksimin mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.09.2013 tarihli ve 2013/86 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararıyla “...davalıların dava konusu taşınmazın paydaşı olduğu, taşınmazın paydaşının üçüncü şahıs sayılamayacağı, paydaşa yapılan pay satışı nedeniyle önalım hakkının kullanılamayacağı...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1.Satıştan önce davalıların taşınmazlarda pay sahibi olmalarının onlara sınırsız bir hak veremeyeceğini, 2.Gizlice yapılmış olan bu satış işlemlerinin kanun önünde korunmamasının gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan (mülga) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararı gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5220, K. 2025/3130, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama