KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/578 E., 2024/5326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/226 E., 2023/1498 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/493 E., 2020/586 K.
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 07.02.2015 tarihli adi yazılı sözleşme ile 3101 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kain binada 13 adet bağımsız bölümün davacıya satıldığını, sözleşmeye konu 1 adet bağımsız bölümün devrinin yapılmadığını belirterek dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa taşınmazın bedelinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, sözleşmenin geçerli olmadığını, 12 adet bağımsız bölümün davacıya devrinin yapıldığını, taraflar arasında ibraname imzalandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 09.11.2017 tarihli "muvafakatname" başlıklı belgenin ibraname niteliği taşımadığını, basiretli bir tacirin ibranameye muvafakatname başlığı atmayacağını, belgede davalının davacıya olan borcunu ikrar ettiğini, belgenin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin kötüye kullanıldığını, sözleşmeye konu 7 adet bağımsız bölümün zemin kattan verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yap-satçıdan harici sözleşme ile satın alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/578, K. 2024/5326, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama