İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/640 K.2024/5857

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2024/640Karar2024/5857Tarih19 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/640 E., 2024/5857 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2024
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İlk derece mahkemesi
Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/598 E., 2020/196 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ....'ın 11/03/2017 tarihinde öldüğünü, murisin işlerinde yardımcı olması amacıyla damadı olan davalıya ve dava dışı ...'a (kızı .... damadı) vekâletname verdiğini, murisin ... Türk ...

Şubesi nezdindeki hesabından 06.03.2017 tarihinde 1.259.256,63 TL ve 117.308,54 Euro paranın ..../İstanbul şubesine davalı tarafından transfer edildiğini ve paranın oradan çekildiğini, paraların çekilme tarihinin murisin ölümünden beş gün öncesi olduğunu, murisin ölümünden bir ay önce bilincini kaybettiğini ve kimseyi tanıyamayacak hâlde olduğunu, çekilen para miktarı dikkate alındığında davalının gayesinin daha iyi anlaşılacağını,

davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi olduklarını ve ceza soruşturmasının devam ettiğini belirterek muris ...'a ait bankadan vekâlet görevini kötüye kullanarak malvarlığına aktardığı paradan davacının payına düşen 434.730,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/6718 sayılı soruşturma dosyasından anlaşılacağı üzere davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, murisin ölüm anına kadar bilincinin yerinde olduğunu, murisin emri gereği bağışladığı parayı bankadan alarak torunu ...’a teslim ettiğini, ....’ın da savcılık ifadesinde bunu kabul ettiğini, kendisine çıkar sağlamadığını, davalının davacının eniştesi ve murisin ise damadı olduğunu, vekaletnamenin dava tarihinden beş yıl öncesinde verilen ve işlerin takibi için verilmiş bir vekaletname olduğunu,

murisin müvekkili damadına güvendiğini ve bu nedenle vekalet verdiğini, dava konusu işlemin murisi rızası ile yapıldığını, murise sağlığında sürekli olarak kızı ... baktığını ve bu nedenle murisin bankada bulunan parasını kızı .... vermek istediğini, onun kabul etmemesi üzerine oğlu olan murisin torunu ....’a bağışladığını, bu duruma ve saike davacı dahil akrabaların tanık olduğunu, olaya dair savcılık takipsizlik kararında da murisin bilgi ve rızası çerçevesinde işlem yapıldığının belirtildiğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı istirdat davası olarak açılan davanın, ıslah ile terekeye iade davasına dönüştüğünü, TMK madde 669 kapsamında terekeye iade davası olarak görülen davada, davalının muris ...'ın damadı olduğu ve dava dilekçesine ekli mirasçılık belgesi aslı incelendiğinde mirasçı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

a. Yerel Mahkemece davanın yanlış nitelendirildiğini, uyuşmazlığın TMK 699 kapsamında bir uyuşmazlık olmayıp; vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı(TBK m. 502. vd. maddeleri) olarak açılmış vekâlet görevini kötüye kullanan ve mirasçı da olmayan davalıdan 434.730,00 TL'nin tahsil edilerek(alınarak) muris ...'ın terekesine aktarılmasına(iadesi) ilişkin olduğunu,

b.Terekeye temsilci atandıktan sonra kendilerinin taraf sıfatı kalmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini, yine davanın pasif husumetten reddedildiği hâlde nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

c. Dava ıslah ile kısmi davaya dönüştüğünden değer yönünden kesin olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde:

a. Mirasçılardan yalnızca davacının temyiz başvuru talebi olduğunu ve buna dayalı hükmü temyiz ettiğini,

b. Mahkemece davanın vasıflandırılması, delillerin toplanması ve takdirinde yanılma bulunması hâlinde hükmün bozulmasını istediğini, zira davacının davanın TMK 699 kapsamında bir uyuşmazlık olmadığını, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış bir dava olduğunu iddia ettiğini, takdiri mahkemeye bıraktıklarını,

c. Davacının taraf sıfatı kalmadığını, vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, terekenin zarara uğratılmaması açısından usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, mirasta adi istihkak istemine ilişkindir. Terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçı mirasçılıkta üstün hak iddiasında bulunmuyorsa açılan dava adi istihkak davası olarak adlandırılmaktadır. Adi istihkak davasında, miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir. Mirasçıların istihkak davası açması her zaman imkan dâhilindedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669 uncu maddesinde, “Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler.

Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça denkleştirmeye tabidir.” hükmüne yer verilmiştir. Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda, miras payına mahsup edilmek üzere hareket edilmediği yönünde bir karine vardır.

Bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Mirasta iadenin konusu bakımından, genel olarak üç şart aranır. Birincisi, karşılıksız bir kazandırıcı işlem bulunmasıdır. İkincisi, bu işlemin mirasbırakan tarafından ve mirasbırakanın malvarlığından yapılmış olması ve sonuçlarının mirasbırakanın sağlığında meydana gelmiş olmasıdır. Üçüncüsü ise, karşılıksız kazandırıcı işlemin mirasçının miras hakkına mahsuben yapılmış olmasıdır.(..... ..., Miras Hukuku, ....

Yayınları, İstanbul, 2016, s.524)

Somut olayda; davacı mirasçı, muris tarafından sağlığında düzenlenen vekâletname ile davalının vekil olarak atandığını, murisin ölümünden 5 gün önce iradesi dışında murisin hesabından para çekerek kendi mülkiyetine geçirdiğini, bu nedenle miras payına isabet eden tutarın ödenmesini talep etmiş.

03.09.2019 havale tarihli ıslah dilekçesinde ise, davalının vekâlet görevini kötüye kullanarak murise ait banka hesaplarından malvarlığına aktardığı paralardan şimdilik 434.730,00 TL’nin davalıdan alınarak murisin terekesine iadesini talep etmiştir. Husumet vekâlet görevini kötüye kullandığı iddia edilen davalıya yöneltmiş olup murisin iradesi dışında işlem yapıldığı ileri sürülmektedir.

Hâl böyle olunca, mirasçı sıfatıyla adi istihkak talebinde bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece, davacı iddiası ve davalı savunması kapsamlı şekilde araştırılmadan, bildirilen tüm taraf tanıkları dinlenmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/640, K. 2024/5857, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/640
Karar No
2024/5857
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/641 K.2024/5498
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/642 K.2024/5801
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/642 K.2024/4312
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/643 K.2024/4313
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/644 K.2024/5696
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/646 K.2024/8648

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.