İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/82 K.2024/5194

Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanunu 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Esas2024/82Karar2024/5194Tarih21 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.422 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/82 E., 2024/5194 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/3206 E., 2023/2987 K.
Davacılar
... vd. vekili Avukat ...
Davalılar
... vd. vekili Avukat ...
Dava tarihi
04.09.2018
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
...Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/1 E., 2023/150 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.422 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanunu 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili,...ilçesi,...Mahallesi, 571 ada, 26 parselde tapuya kayıtlı, 526,08 m² yüzölçümlü taşınmazın, tapusunun davalılar adına tescilli olduğunu, kadastro tespitinde taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın davacılar ve davalılar murisleri tarafından yapıldığının tespit edildiğini, davalılar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu nedenle davalılar adına olan tapunun iptali ile uygun bir bedel karşılığında taşınmazın ifraz edilebilmesi halinde binanın kapladığı alan kadar kısmının ifrazen müvekkilleri adına tapuya tescili, ifraz mümkün değil ise taşınmazın tamamının müvekkilleri adına tapuya tescili, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul görmemesi halinde 40.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın büyük bir bölümünün zaten müvekkillerinin murisi ... tarafından inşa ettirildiğini, davacıların murisi olan ... ile müvekkillerinin murisi olan ...ın kardeş olduklarını, müvekkillerinin murisi ...ın, kardeşinin oturması ve ev sahibi olmasını istediğinden dolayı yalnızca alt katın kalan kısmına yaptığı masrafların kendisine verilmesi ve tamamlanmayan kısma ilişkin olarak da ... tarafından gerekli masrafın yapılması kaydıyla ilk katın yapılmasına ve ...’ın bu katta oturmasına muvafakat ettiğini,

dava konusu muhdesatın ikinci ve üçüncü katının tamamen müvekkillerinin murisi ... tarafından inşa edildiğini ve tamamlandığını, davacılar vekilinin soyut beyanlarla 40.000,00 TL tazminat talep ettiğini ancak bu talebini dayandırdığı hukuki gerekçeleri açıklamadığını, haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve soyut nitelikteki bu talebin bir bütün olarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamından, Ordu ili,...ilçesi,...Mahallesi, 571 ada, 26 parsel sayılı, 526,08 m² yüzölçümlü taşınmazın el birliği mülkiyeti halinde davalılar, ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, muhdesat hanesinde “bu parsel üzerindeki 3 katlı bina... evlatları ...ve ... ve Ahmet oğlu...a aittir” beyanı bulunduğu, davacıların, dava dilekçesi ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin bir kısım davacılar murisi tarafından inşa edilmeye başlandığı, binanın yarısına kadar olan kısmını ...'ın inşa ettirdiği,

kalan kısmını ise yine bir kısım davacılar murisi...un inşa ettirdiği, bu işlemlerin taşınmazın evvelki maliki ve kök muris Hasibe Keltoş'un talebi üzerine yapıldığı iddiası ile eldeki davayı açtıkları, ancak dosya arasına alınan kadastro tespit tutanağından dava konusu taşınmazdaki kadastro tespitinin 29.02.1988 tarihinde kesinleştiği; tescile konu taşınmazın ise tanık beyanlarından 1970-1975 yılları arasında yapıldığının anlaşıldığı, eldeki davanın 04.09.2018 tarihinde açıldığı görülmekle.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesi üçüncü fıkrasında "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." düzenlemesinin yer aldığı, bu haliyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Türk Medeni Kanunu 724 üncü maddesinde, mülkiyetin devri için herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmediğini, Kadastro Kanunundaki genel düzenlemenin bu davada uygulanma olanağı olmadığını, tapu kaydındaki muhdesat beyanında binanın 2/3'nün müvekkillerinin murisine ait olduğunun yazılı olduğunu, kadastro tespiti sonrasında da müvekkillerinin muhdesata ilişkin şahsi haklarının korunduğunu, müvekkillerinin,...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/139 E. sayılı dosyası ile davalılardan ... ve ...’nın ortaklığın giderilmesi davası açtığından haricen haberdar olduklarını, davayı açan mirasçıların, müvekkillerini,

kullanımlarındaki muhdesattan (binadan) çıkartmak istediğini, davacıların ahde vefa ilkesine aykırı davrandığını, ortaklığın giderilmesi davasında müvekkilleri taraf olmadığı ve taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğinde müvekkillerinin açık bir biçimde hak kaybına uğrayacağını, müvekkillerinin murislerinin dava konusu taşınmaz üzerindeki binayı iyi niyetli olarak ve davalıların murislerinin talebi üzerine yaptırdığını, dosyada 3 raporun mevcut olduğunu, bu raporların tamamının birbiriyle çelişkili olduğunu, bu raporlara dayanılarak verilen kararın açıkça usule, esasa ve yasaya aykırı olduğunu,

mahkemece verilen ilk karara karşı sadece kendilerinin istinaf başvurusunda bulunduklarını, ancak istinaf kararı ve sonrasında yerel mahkeme kararı ile taleple bağlılık ilkesine aykırı bir biçimde aleyhlerine hüküm kurulduğunu, binanın arsadan çok daha değerli olduğunu bu nedenle davanın haklı ve hukuki olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tapudan gelen tapulama tutanaklarından, dava konusu taşınmazdaki tespitin 29.02.1988 tarihinde kesinleştiği, temliken tescile konu binanın ise 1970-1975 yıllarında kadastrodan önce yapıldığının anlaşıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesi üçüncü fıkrası gereğince “kadastro sırasında düzenlenen tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” düzenlemesinin yer aldığı, o halde;

mahkemece davaya konu taşınmazla ilgili, tapu müdürlüğünden kadastro kesinleşme tutanakları istenilerek, temliken tescile konu yapının, kadastro öncesi yapılmış olduğu sabit olmakla ve temliken tescile konu tapu iptal ve tescil davasının Kadastro Kanunu 12 nci maddesi üçüncü fıkrası gereği hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ayrıca davacıların terditli olarak istediği tazminat taleplerinin reddine yönelik husus, istinaf nedeni olmasa da bir an terdiden istenen tazminat isteminin reddi kararının istinaf edildiği düşünülse bile.

Türk Medeni Kanunu’nun 722 nci maddesi ve aynı Kanunun 723 üncü maddesi gereğince. Malzeme sökülüp alınamazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.

Şeklinde düzenleme bulunduğu, 02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesinin gerektiği, sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerektiği, bu azalma ve çoğalmanın, dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulünün zorunlu olduğu,

buna göre taşınmazın davanın açıldığı sırada davacı tarafından fiilen kullanıldığının anlaşılması durumunda, davacının, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemeyeceği, somut olayda, davalılarca taşınmaza ve muhdesata fiilen el atılmadığı, muhdesatın satılmadığı, sadece ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, davacılar beyanlarında ve bir kısım tanık beyanlarında taşınmazın halen davacılar kullanımında olduğuna dair ifadeler yer aldığı, o halde;

mahkemece davacıların terditli talepleri hakkında yapıların halen kullanımlarında olmalarından ötürü tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1. Kadastro tutanaklarında binanın mevcut olduğunu, bu haliyle kadastronun kesinleştiğini, Türk Medeni Kanunu 724 üncü maddesinde herhangi bir zamanaşımı süresinin ön görülmediğini, Somut olayda Kadastro Kanunu’nun uygulanma olanağının bulunmadığını,

2. Müvekkillerinin muhdesata ilişkin haklarının tapuya şerh edildiğini ve halen devam ettiğini,

3. Davalılar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, ortaklığın giderilmesine karar verilmesi durumunda müvekkillerinin hak kaybına uğrayacağını, müvekkillerinin yaklaşık 50 yıldır belirtilen taşınmazda ikamet ettiklerini,

4. Dosyadaki mevcut raporların birbiriyle çeliştiğini, mahkemece çelişki giderilmeden raporlara dayanarak karar verildiğini,

5. Mahkemece verilen ilk karara karşı sadece taraflarınca karar istinaf edilmiş olmasına rağmen, kaldırma kararından sonra aleyhlerine hüküm kurulmasının bozma yasağına aykırı olduğunu, sonuç olarak binanın değerinin, arsa değerinden fazla olduğunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temliken tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Türk Medeni Kanunu'nun 722, 723, 724 ve 725 inci maddeleri,

3. Kadastro Kanunu 12 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/82, K. 2024/5194, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/82
Karar No
2024/5194
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/82 K.2024/8142
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/83 K.2024/8252
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/83 K.2024/5124
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/84 K.2024/8444
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/84 K.2024/3623
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/84 K.2024/8006

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.