KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/980 E., 2024/5658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1197 E., 2022/565 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/332 E., 2021/471 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;... ili, ... ilçesi, ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya kaydedildiğini, taşınmazın 60 yıldan uzun bir süredir hem müvekkilleri hem de müvekkillerinin murisleri tarafından ... köyü merası olarak kullanıldığını, ... köyü sakinlerinin zilyetliğinde kaldığını, uzun yıllardır müvekkilleri ve müvekkillerinin murisleri tarafından ekilip biçildiğini ve malik sıfatıyla kullanıldığını ileri sürerek, ... Kadastro Müdürlüğü tarafından davalılar adına sehven tesis edilmiş olan tapu tescilinin iptaline ve dava konusu taşınmazın ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların kadastro tespitine süresi içinde itiraz etmediklerini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup Hazine taşınmazlarından olduğunu, davacıların zilyetlik hususundaki iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili köye bağlı ... (...) mezrası sınırları içinde kaldığını, bu hususta Osmanlı döneminden kalma ve taşınmazın müvekkili köye ait olduğunu gösterir tapu kayıtlarının olduğunu, böylece davalı taraf olarak malik olduklarını ispatladıklarını, davacıların kadastro tespitine süresi içinde itiraz etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı mera olarak ...
Köyü ...mevkiinde kayıtlı olduğu, meraların mülkiyetinin Hazine'ye, yararlanma hakkının ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, mera iddiası ile dava açma hakkının da Hazine ve ilgili tüzel kişiliğe ait olup, gerçek kişilerin bu konuda dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, davacılar vekilince 13.04.2021 tarihli celse de köy tüzel kişiliği adına vekaletname sunulduğu ifade edilmiş ise de köy tüzel kişiliğinin dosyada davacı olarak yer almadığı,
vekaletname sunularak davacı sıfatıyla yer almasının sağlanamayacağı, davacı gerçek kişilerin bu konuda dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazine'nin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak olduğu, bu tür davanın gerçek kişiler tarafından açılması mümkün olmadığı ve davanın açılış tarihi itibari ile köy tüzel kişiliği adına verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı mera tahsisi değiştirme talepli tapu iptal ve tescil davası istemine ilişkindir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dava usulden reddedildiği için vekille temsil olunan Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "5-Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine gereğince hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine," cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/980, K. 2024/5658, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama