KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1005 E., 2025/2296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/301 E., 2024/47 K.
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 405 ada 58, 59, 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazların dava dışı ...Şirketine kiralandığını, devir yetkisi olmadığı hâlde davalı Şirkete devredildiğini, davalının 2007 yılının Mart ayından bu yana taşınmazları işgal ettiğini ileri sürerek; dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda dava dışı ...Şirketinin hakkına dayalı olarak bulunduklarını, işgalci olmadıklarını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; davacı ve dava dışı ...Şirketi ile yapılan 02.02.2006 tarihli düzenleme şeklinde inşaat ve kira sözleşmesine göre dava konusu arsanın boş olarak ...Şirketine devredileceği, yüklenici şirketin masrafları kendisine ait olmak üzere fabrika inşa edeceği ve binanın sahibinin yüklenici şirket olacağı, davacı ile ...Şirketi arasında imzalanan 01.01.2006 başlangıç tarihli, 5 yıllık kira sözleşmesine göre kiracının alt kira yetkisinin bulunmadığı,
davacı ve davalı şirket arasında aynı taşınmazlara ilişkin daha önce açılmış (Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/21 Esas) el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası bulunduğu, dava konusu taşınmazlar arsa vasfında olup üzerindeki binaların davacı tarafından yapılmadığı dosya kapsamından sabit olduğundan talep edilen ecrimisil dönemi için daha önce taraflar arasında kesinleşen ecrimisil bedeli de dikkate alınarak,
arsa vasfına göre hesaplama yapılıp ÜFE uygulanmak suretiyle ecrimisil belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “keşif günü itibarı ile taşınmazların fiziken ayrılmış olsa da esas itibarı ile bir bütün olarak davalı yemek şirketi tarafından kullanılmakta olduğunun sabit olduğu, taşınmazların üzerindeki muhdesatların tescilsiz olduğu, davalı taraf kiracının kiraya konu taşınmazı davalı şirkete kiraladığını ve kira bedelinin peşin olarak ilk kiracı tarafından ödendiğini beyan etmiş ise de buna ilişkin yazılı delil sunmadığı,
02.01.2006 tarihli inşaat ve kira sözleşmesinde 10 yıllık kira bedelinin peşin alındığı yer almadığı gibi, sözleşmenin 3.maddesinde ruhsat işlemleri sırasında arsa maliki adına kurumlara ödeme yapıldığı takdirde bu ödemelerin kira bedelinden düşüleceği yahut miktar fazla ise diğer dönemlere ait kiradan mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında kira bedelinin peşinen ödenmediği,
taraflar arasındaki Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/18 Esas sayılı dosyası, davacı tarafça davalıya gönderilen Fethiye 1. Noterliğinin 01.04.2009 tarihli ve 3431 yevmiye No.lu ihtarnamesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile dava dışı şirket arasındaki kira sözleşmesinin kiracının edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile fesh edildiği sabit olup kiracının alt kira yetkisinin de bulunmadığı gözetildiğinde kira sözleşmesinin sona ermiş olması nedeni ile geçerli kabul edilemeyeceği,
davalı tarafın taşınmazı haksız olarak kullandığı dönem boyunca ecrimisil ödemekle yükümlü olduğu” gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fuzuli şagil olmadıklarını, kullanımın kira ilişkisine dayalı olduğunu, zımni muvafakat hususunun değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1005, K. 2025/2296, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama