KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1056 E., 2025/5396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2372 E., 2024/307 K.
- Miras bırakan
- ...
- İlk derece mahkemesi
- Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/29 E., 2022/172 K.
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın ... Noterliğinin 15.12.2004 tarihli vasiyetnamesi ile mirasının en büyük kısmını müvekkili ...'a vasiyet ettiğini, ...'ın vefat ettiğini, Emirdağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/167 Esas, 2020/627 Karar sayılı dosyasında vasiyetnamenin açılıp okunarak kesinleştiğini, vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açılmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; tarafına yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yükletilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu vasiyetnamede belirli bir mal varlığından bahsedilmediği, vasiyetnamenin içeriği irdelendiğinde muris, eşinin yasal miras payını saklı tutarak tüm mirasını davacı kızına bıraktığının anlaşıldığı, muris davaya konu vasiyetnamesi ile davacı kızını mirasçı olarak atadığı, diğer bir anlatımla, vasiyetnamenin; belirli mal vasiyeti niteliğinde olmadığı, mirasçı atamaya ilişkin olduğu,
hâl böyle olunca mirasçı atanan kişi, mirasbırakanın ölümü ile tereke üzerinde doğrudan ve kendiliğinden bir ayni hak kazanacağından miras bırakandan intikal eden ayni hakların, atanmış mirasçı adına tescili için vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasına, dolayısıyla mahkeme hükmüne ihtiyaç bulunmadığı, atanmış mirasçıya, buna ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598/2 hükmü uyarınca mirasçılık belgesi verilmesi yeterli olup bu nitelikteki belge ile ayni hakların bu kişi adına tapuda (resmî senet düzenlenmeksizin) tescilinin mümkün bulunduğu (Tapu Sicili Tüzüğü md. 21/a), davacının.
4721 sayılı Kanun'un 598/2 hükmü uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesinden veraset ilâmı alarak aynı sonuca ulaşabilmesine göre vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) talebinin dava konusu vasiyetnamenin içeriği itibariyle muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp mirasçı atanmasına ilişkin olduğu hususu göz önünde bulundurularak davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "murisin davaya konu olan vasiyetnamede eşi ...'nin yasal hakkı saklı kalmak kaydı ile mirasının mevcut olan en büyük bölümünü kızı ...'a vasiyet ettiği, vasiyetnamede davacı ...'a kalacak malların oranı veya miktarı belirtilmediği, ''mirasının en büyük bölümü'' ifadesinin belirsiz olduğu,
bu ifadeye göre eşin miras payı dışındaki muris adına kayıtlı malvarlığının tamamının veya bir kısmının davacı adına tenfizinin mümkün olmadığı dikkate alınarak bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Vasiyetnamenin tenfizi davası açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, 2. Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin hukuka aykırı ve çelişkili olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufla bir veya birden çok kişiyi atanmış mirasçı olarak belirleyebilir. Atanmış mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar ve bir kişinin mirasının tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her ölüme bağlı tasarruf mirasçı atamasıdır ve bir kişi hem yasal mirasçı hem de atanmış mirasçı olabilir.
Atanmış mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazandığından vasiyetnamenin tenfizi davası açmak zorunda değillerdir. Sulh hukuk mahkemesinden almış oldukları atanmış mirasçılık belgesi ile vasiyetname konusu taşınmazın adlarına tescilini talep edebilirler.
Davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar yerinde olduğu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince vasiyetnamede "mirasının en büyük bölümü'' ifadesinin belirsiz olduğu, bu ifadeye göre eşin miras payı dışındaki muris adına kayıtlı malvarlığının tamamının veya bir kısmının davacı adına tenfizinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1056, K. 2025/5396, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama