KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1183 E., 2025/4925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/265 E., 2024/2972 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/68 E., 2022/387 K.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... kendi adına asaleten, ... adına vekâleten verdiği dava dilekçesinde; dava konusu 12... parsel sayılı taşınmazda müvekkili ve kendisinin paydaş olduklarını, taşınmazın yıllardır davalı Üniversitenin işgalinde bulunduğu, davalının eğitim kurumu olması nedeniyle dava açmak yerine taşınmazı kiralaması için teklif götürdüklerini; ancak davalının müvekkili ve kendisini oyaladıklarını, davaya konu taşınmazda imar uygulaması nedeniyle ....
Belediyesi ve Maliye Hazinesinin de paydaş bulundukları davanın onlara da ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu 12... parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından el atmanın önlenmesine, taşınmazda malik oldukları tarihten itibaren hesaplanacak ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete tâbi olması nedeniyle davacıların tek başına dava açmayacaklarından davanın reddinin gerektiğini, davacıların taşınmazı tek başına kiraya verme yetkileri bulunmadığından ecrimisil talebinin haksız ve yersiz bulunduğunu, dava konusu yer Üniversitenin ticari amaçlı değil spor alanı amacıyla kullandığı yer olduğunu, davacıların ecrimisil taleplerinin fahiş olduğunu, davanın haksız menfaat sağlamak amacıyla açıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada dava konusu 12... parsel sayılı taşınmazın davalının işgalinde olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesine göre paylı mülkiyete konu taşınmaz üzerinde tasarrufların oy birliğiyle alınacak karar ile mümkün bulunduğu, böyle bir kararın mevcut bulunmadığı gibi bir kısım paydaşlarca el atmanın önlenmesi talep edildiği, bu hâliyle davalının, paydaşlar ile geçerli bir sözleşmesinin bulunmadığı, davacının diğer paydaşlara ecrimisil ödemiş olmasının işgalini haklı kılmayacağı, davalının geçerli hukuki bir ilişkiye dayanmadan taşınmazı işgali altında tuttuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkemece Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki yönetmeliğin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın ticari amaçlı kullanılmadığının değerlendirilmediğini, müvekkilince sınırlı bir alanın kullanıldığını, buna rağmen fahiş miktarda ecrimisil bedeline hükmedildiğini, delil listelerine belirttikleri emsal dosyaların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1183, K. 2025/4925, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama