KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/119 E., 2025/2629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2774 E., 2024/1676 K.
- İlk derece mahkemesi
- Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/77 E., 2023/338 K.
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...’nın çocuğu olmadan öldüğünü, çocuğu olduğunu bilseydi davaya konu miras sözleşmesini düzenlemeyeceğini ileri sürerek; miras sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “yargı kararları neticesinde miras bırakan ...'in nüfusuna kaydedilen ... (...) ...'in annesi ...'ın miras bırakan ...'in kız kardeşi olduğu,
her ne kadar davacılar tarafından miras bırakanları ...'in çocuksuz öldüğü ve bir çocuğu olduğunu bilseydi davaya konu miras sözleşmesini imzalamayacağı belirtilerek miras sözleşmesinin iptali istemiyle eldeki davayı açmış iseler de Mahkemece toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; muris ...'nın ... ...'ın çocuğu olduğunu bildiğine dair dosyada bir delil olmadığını, bu durumu bilmeden 29.05.2011 tarihinde vefat ettiğini, murisin kendi çocuğu olmadığını zannederek esaslı bir hata içerisinde kendisi ile hiçbir soybağı olmayan davalıyı ön mirasçı tayin ettiğini, Mahkeme gerekçesinin hukuki olmadığını, Mahkemece varsayıma dayalı olarak karar verildiğini, murisin vefatından sonra 2015 yılında açılan dava ile bir kızının olduğunun iddia edildiğini ve Adli Tıp raporları ile bu durumun ortaya çıktığını, davalı tarafın murisin çocuğu olduğunu bildiği yönünde dosyaya delil sunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/119, K. 2025/2629, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama