İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1288 K.2025/1819

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 12.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre,…

Esas2025/1288Karar2025/1819Tarih9 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.452 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/1288 E., 2025/1819 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2025
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2745 E., 2025/6 K.
İlk derece mahkemesi
Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/97 E., 2024/262 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.452 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 12.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu Kayseri ili,...lçesi, ...Mahallesi, ...Mevkii 8582 ada 8 parselde kain taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın bir kısım hisselerinin davalıya satıldığını ve ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış sözleşmesindeki bedelin düşük gösterildiğini, taşınmazın gerçek satış bedelinin 1.000.000,00 TL olduğunu, 13.03.2023 tarihinde vergi dairesine başvurarak düzeltme beyanı verdiğini savunmuş, taşınmaza yaptığı masraflarla birlikte gerçek satış bedelinin ödenmesi hâlinde davayı kabul edebileceğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 8582 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan dava dışı ... ... tarafından taşınmazdaki hissesinin 1/2 kısmının 06.03.2023 tarihinde 300.000,00 TL bedelle kalan 1/2 hissenin ise 07.03.2023 tarihinde 50.000,00 TL bedelle davalı ...'e devredildiği, davalı tarafça vergi dairesine pişmanlık dilekçesi ile başvurularak taşınmaz satış bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu bildirilerek bu miktar üzerinden harçların tamamlandığı, davacı tarafça sunulan pişmanlık dilekçesinde gösterilen bedele karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunulduğu,

işleme karşı üçüncü kişi konumunda bulunan davacının bu iddiasını her türlü delille ispatlayabileceği de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede dinlenen davacı tanıklarının bizzat davalı ile yaptıkları görüşmede dava konusu taşınmazdaki payı 350.000,00 TL'ye aldığını söylediğini beyan ettikleri, buna karşılık dinlenen davalı tanıklarından bir tanesinin görgüye dayalı beyanının olmadığı,

diğer davalı tanığının ise işlemin tarafı olduğu dikkate alındığında beyanlarına üstünlük tanınamayacağı, alınan bilirkişi raporunda dava konusu payın devir tarihindeki değerinin 858.852,00 TL olarak tespit edildiği ve taraflarca hisseli bir payın raporda tespit edilen tutarından daha yüksekte satışının yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, bu nedenle satış bedelinin pişmanlık dilekçesi ile belirtilen bedel değil resmi senette gösterilen bedel olarak esas alınması gerektiği, taşınmazda fiili taksimin bulunmadığı,

davacının dava konusu edilen taşınmaza ilişkin yasal ön alım hakkının bulunduğu ve davacı vekilince tapuda gösterilen satış bedeli ve alıcının yaptığı masraf toplamının depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın 1/2 hissesinin dava dışı ... ... adına kayıtlı iken, bu hissenin bir kısmının 06.03.2023 tarihinde davalıya 300.000,00 TL, kalan hissesinin ise 07.03.2023 tarihinde davalıya 50.000,00 TL bedelle devredilmiş olduğu, ön alım bedelinin tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olduğu,

davalı tarafça eldeki dava açılmadan önce 13.03.2023 tarihinde Vergi Dairesine başvuruda bulunulmuş ise de.

Kayseri Vergi Dairesinin 09.11.2023 tarihli cevabi yazısında davalı tarafın başvurusu üzerine tahakkuk işlemlerinin yapıldığı ve fakat davalının vadesinde ödeme yapmaması nedeniyle pişmanlık zammının terkin edildiği, yine Vergi Dairesinin 22.02.2024 tarihli cevabi yazısı ekinde ise; harç ödemesinin 14.07.2023 tarihinde yani davanın açıldığı tarih olan 30.03.2023 tarihinden sonra işlemin tamamlandığı, Yargıtay tarafından pişmanlık işleminin tamamlanması, yani ödemenin yapıldığı tarihin dava tarihinden önce olmasının önemsendiğini, o hâlde, eldeki dava dosyasında her ne kadar dava açılmadan önce Vergi Dairesine başvurulmuş ise de;

pişmanlık iradesi neticesinde ödemenin dava tarihinden sonra tamamlanmış olduğu nazara alındığında İlk Derece Mahkemesi tarafından resmî satış senetlerindeki bedeller ve bu bedellere tekabül eden tapu masrafları nazara alınarak depo kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan keşif ve alınan tanık beyanları karşısında dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığı,

davalı tarafça cevap dilekçesinde vergi dairesine bildirilen değer üzerinden bedelin depo edilmesi ve taşınmaza yapılan masrafların da ödenmesi şartıyla davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulunulmuş ise de şartlı kabulün usule uygun bir kabul beyanı sayılamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 12.02.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın kesin olarak verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Yapılan keşif sonucunda da taşınmazın 758.852,00 TL değerinde olduğunun tespit edildiği, bu değerin de temyiz başvurusunda gözetilecek parasal sınırın üzerinde olduğunu, 3. Zamanında harç ödenmemesi, satış bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden harcın dava açıldıktan sonra tamamlanmasından bahisle pişmanlık bildirimini yok saymanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 4. Bilirkişi raporunda belirlenen bedelin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın resmî satış senedindeki bedeli dikkate alınarak kararın ''kesin'' olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, davalı taraf 13.03.2023 tarihli Vergi Dairesine yaptığı başvuru ile taşınmazın satış bedelini pişmanlık bildirimi yolu ile 1.000.000,00 TL olarak düzeltip 14.07.2023 tarihi itibarıyla tapu harcını yatırdığından, bu husus gözetilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince kararın ''kesin'' olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin verilen ek kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekmektedir.

2. Kanuni ön alım hakkının, başlıca iki amacının olduğundan sözedilebilinir. Birincisi, paydaşlar arasına istenmeyen kişilerin girmesini önlemek; diğeri ise, paydaş sayısını azaltmak ve paylı mülkiyetin ortadan kalkmasını kolaylaştırmaktır.

Kanuni ön alım hakkı, paylı mülkiyet ilişkisinin kurulduğu anda doğar ve mülkiyet ilişkisi devam ettiği müddetçe varlığını sürdürür; paydaşlardan birinin, payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, önalım hakkı kullanılabilir hale gelir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesi uyarınca, pay satışının önalım hakkı sahibine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde ve her halde satışın üzerinden iki yıl içinde, dava açılmak suretiyle kullanılması ve bu beyanın muhatabına ulaşması ile birlikte, önalım hakkı sahibi ile alıcı arasında yeni bir satış ilişkisi doğar.

4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde; herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyması zorunluluğu getirilmiş, uyulmamasının yaptırımı olarak da hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı belirtilmiştir.

Paylı mülkiyet ilişkisine tâbi bir taşınmazda, fiili taksimin mevcut olması durumunda yasal ön alım hakkının kullanılmasını açıkça engelleyen bir düzenleme bulunmamasına rağmen, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin istikrar bulmuş kararlarında;

ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satış sırasında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının, 4721 sayılı TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı;

kötüniyet iddiasının, 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği ve hatta mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Dava konusu olaya gelince; resmÎ satış sözleşmesine göre, davalı dava konusu taşınmazdaki payını 06.03.2023 tarihinde 300.000,00 TL ve 07.03.2023 tarihinde 50.000 TL bedel ile satın almış; davalı tarafından 13.03.2023 tarihli pişmanlık başvurusu ile taşınmazın gerçek satış bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden tapu harcının ve vergi ziyaı cezasının tamamlandığı anlaşılmıştır. Bu düzeltme işlemi, ön alım davasının açıldığı 30.03.2023 tarihinden önce tamamlanmıştır.

Davalı, satış sözleşmesinde yer alan ve satış bedelinden kaynaklanan hatayı dava açılmadan önce yetkili merciye başvurmak suretiyle düzelttirmiştir.

Buradaki mesele; davalının, dava açılmadan önce resmî olarak düzenlenen sözleşmedeki herhangi bir hatayı düzelttirme hak ve yetkisinin bulunup bulunmadığı; eğer düzeltme yapılmış ise bu düzeltmenin sözleşme dışındaki üçüncü kişilere etki edip etmeyeceğidir.

Taşınmaz mal mülkiyetinin kanundan kaynaklanan daraltımlarından biri olan ön alım hakkıyla ilgili yorumların ve değerlendirmelerin, mülkiyet hakkının özüne zarar verecek şekilde ön alım hakkı sahibi lehine genişletilmesi doğru değildir. Bu nedenle, dava açılmadan önce gerçekleşen satış ve düzeltme işlemlerinin, bir bütün hâlinde ve hepsine eşit değer vererek mevcut durumun değerlendirilmesi gerekir. Ön alım davasına konu satış sözleşmesine ve buradaki bilgilere dayanarak talepte bulunan davacının, dava açılmadan önce bu sözleşmedeki bir hatanın düzeltilmesine yönelik davalının işlemini kabul etmemesi 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.

Ancak; davacı, davalı tarafça düzeltilen bu satış bedelinin gerçek olmadığını ileri sürdüğüne göre; bu konudaki delilleri değerlendirilmek suretiyle Mahkemece oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf iddia ve savunmaları değerlendirilmeden resmî satış senedindeki değer üzerinden hüküm kurularak kesin karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.02.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. 28.01.2025 tarihli kesinleşme şerhi kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1288, K. 2025/1819, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1288
Karar No
2025/1819
Tarih
9 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1289 K.2025/3870
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1289 K.2025/2528
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1290 K.2025/3078
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1290 K.2025/5649
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1290 K.2025/3479
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/1291 K.2025/2825

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.