KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1920 E., 2025/5622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3138 E., 2025/407 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/429 E., 2022/273 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası ...'den kendilerine 2 ada 45 parsel sayılı taşınmazın intikal ettiğini, murisleri ...'nin bu taşınmaz üzerinde çok sayıda yapı meydana getirdiğini, muris ...'nin taşınmaz üzerindeki toplamda 1/2 payını "taksim ve ifraz sözleşmesi uyarınca" davalıya sattığını, taşınmazın bir bölümü üzerine Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereği ...Kuzey Marmara Otoyolu dâhilinde yer alması sebebiyle, acele kamulaştırma kararı alındığını, yola gidecek kısım üzerinde kalan yapıların tamamının müvekkillerine ait kısımda kaldığını ileri sürerek, davaya konu edilen yapıların müvekkillerine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, taşınmaza eşit olarak paydaş olduklarını, dava dilekçesinde söz edilen muhdesatın bir kısmının davacıların murisi tarafından yapılmış olmasının şu anda ona ait olduğunu göstermeyeceğini, davacının murisinin bedeli karşılığında taşınmazın yarısını üzerindeki yapılarla ve muhdesatla birlikte müvekkiline sattığını belirterek, davanın reddini savunmuştur..
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında taksim ve ifraz sözleşmesi olduğu, sözleşmeye göre davalıya ait bir adet bina olduğu, binaların ... tarafından yapıldığına ilişkin uyuşmazlık olmadığı, taksim sözleşmesinde davalı payına denk gelen kısım dışında kalan binaların davalı tarafından kullanılmadığı, taksim ve ifraz sözleşmesi ile tanık beyanları arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, dava konusu yapıların davacılar murisi ... ... tarafından yapıldığının kabulü ile davacılar ... ve ...'a aidiyetinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Cevap dilekçesindeki beyanları tekrarla, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacıların taksim ve ifraz sözleşmesine dayanmış olmalarına rağmen dosyaya aslını sunamadıklarını, çünkü böyle bir belge gerçekte bulunmadığını, sunulmamış bir belge ile tanık beyanları arasında bir çelişki olmadığından bahisle davanın kabul edilmesinin hukuken mümkün olmayıp mutlak bozma nedeni olduğunu,
2. Mevcut muhtesatların tamamının davacılar murisi tarafından oluşturulduğu iddiasının doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla velevki doğru olsa bile yarısı bedeli karşılığında müvekkili tarafından satın alındığını,
3. ... davası açma hakkının bulunduğu hâllerde tespit davası açmada hukuki yarar bulunmadığından tespit davası açılmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1920, K. 2025/5622, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama