KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2037 E., 2025/5491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3362 E., 2025/456 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/357 E., 2024/297 K.
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek murisi ...'nin 05.05.2018 tarihinde öldüğünü, murisin ölmeden önce, 4 01... parselde bulunan tüm hak ve hisselerini vasiyetname ile davalılar ..., ... ve ...'ye vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin Ordu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/755 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararı ile açıldığını, vasiyetnameden sonra,
murisin, vasiyet konusu taşınmazda bulunan tüm hak ve hisselerini evlatları davalılar ..., ... ve ...'ye şartsız ve bedelsiz olarak seviyen bağış suretiyle temlik etmiş olduğunu öğrendiklerini, tapu kayıtlarında yaptıkları araştırmaya göre, davalılar ... ve ...'nin bağış suretiyle temlik aldıkları hisseleri üçüncü kişilere devir ve temlik ettiklerini, yine muris ölmeden önce, 3 53... parselde bulunan hak ve hisselerini ölünceye kadar bakım akdi ile davalılar ... ve ... ...'ye satış işlemi ile davalı ...'ye devir ve temlik ettiğini belirterek,
dava konusu 3 53... parsel numaralı taşınmaz ve 4 01... parsel numaraları taşınmazlardaki temlik işlemlerinin davacının saklı payının ihlali oranında tenkisi ile rakamın tam ve net olarak belirlenmesi hâlinde belirsiz alacak hükümlerine göre artırılmak üzere 20.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun dava değeri itibariyle miktar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Anayasa Mahkemesinin, 4 Aralık 2024 tarihli ve 2023/182 Esas, 2024/203 Karar sayılı kararında, hükmün denetlenmesini talep etme hakkına getirilen sınırlamanın orantısız ve ölçüsüz olduğu gerekçesiyle, istinaf ve temyize ilişkin parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki tutarın esas alınmasını öngören kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna varıldığını ve ilgili düzenlemenin iptaline ilişkin Kararın, 30... tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığını,
2. Temyize konu davanın 2019 yılında terditli olarak açıldığını, ilk taleplerinin tapu iptali tescil, olmadığı takdirde ise tenkise ilişkin olduğunu, İlk Derec Mahkemesince dosyanın tapu iptali ve tescil ile tenkis talepleri açısından tefrik edilerek ayrı esaslara kayıt edildiğini,
3. Davanın açıldığı 2019 yılında tenkis taleplerini belirsiz alacak davası şeklinde ve 20.000,00 TL olarak gösterdiklerini, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın açıldığı tarihteki dava değeri esas alınarak değerlendirme yapılmaması nedeniyle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun sadece 20.000,00 TL miktarındaki harca yönelik olduğu ve 20.000,00 TL'nin karar tarihi itibarıyla 28.250,00 TL miktarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1 hükmü istinaf olunabilecek kararları açıkça belirtmiştir. Aynı Kanun'un 341/2 hükmüne göre, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 08.07.2024 itibari ile miktar veya değeri 28.250,00 Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar ise kesindir. Kesinlik sınırı belirlenirken, yalnızca dava konusu edilen mal varlığının değeri dikkate alınır. Harç, vekâlet ücreti veya yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Eldeki tenkis davası yönünden yapılan değerlendirmede; kural olarak tenkis hesabı, bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden ve taraflarca tenkis edilecek miktar bilinemeyeceğinden, tenkis davaları belirsiz alacak davası niteliğindedir. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf itirazları incelenerek esasa yönelik bir karar verilmesi gerekirken, miktar nedeni ile istinaf edilemeyecek bir karar olduğundan bahisle istinaf itirazlarının usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2037, K. 2025/5491, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama