KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2061 E., 2026/739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1628 E., 2025/595 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/274 E., 2023/245 K.
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kısmen kabulüne, davalı borçlu tarafından Denizli 1.İcra Müdürlüğünün 2018/434 Esas sayılı dosyadan yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 611.915,80.-TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Denizli 1. İcra Müdürlüğü 2018/434 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının SGK Kurumu, borçlunun ise ... olup, 611.915,80 TL asıl alacağın tahsili talebiyle 18/01/2017 tarihinde takibe geçildiğinin anlaşılmıştır.
Takip konusu ... ile SGK kurum arasında yapılan 21/03/2006 tarihli protokole göre, 20/02/2005 tarihinden itibaren 10 yıllık kullanım süresinin dolması sonucu 21/02/2015-05/11/2016 tarihli döneme ilişkin olup, belirtilen dönemde davalı kurumun kamu sağlık hizmeti vermeye devam ettiği ve davalının işgalinde bulunduğu sabittir. İlk derece mahkemesince yapılan keşif ve hükme esas alınan 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, alacak miktarının belirlendiği 21.02.20 15... .11.2016 dönemine ait kira bedelinin hesaplandığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, itirazın iptaline konu alacağın hesaplanmış olduğu ve dosya kapsımna uygun olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının talebi ecrimisil istemine ilişkin olduğuna göre davalı tarafından hesaplanabilir ve likit bir alacağın söz konusu olmadığının kabulü gerekir. Bu itibarla; takip konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra-inkar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kiralama işleminin yapılamamasında kusurları olmadığını, sağlık hizmetinin kesintisiz ve sürdürülebilir olması için dava konusu binada hizmet sunumuna devam edildiğini, müvekkil Kurumun dava konusu binada davacı Kurumun haberi ve izni olmadan kötü niyetli olarak bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2061, K. 2026/739, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama