KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2263 E., 2025/2944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/68 E., 2025/35 K.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların elbirliği hâlinde maliki oldukları 9 parça üzerindeki ortaklığın; mümkünse öncelikle aynen taksim, mümkün olmaması hâlinde umuma açık satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 45 ada 3 parseli taraflardan ... dışındaki ortaklardan haricen satın alıp parasını da ödeyip taşınmaz üzerine ev yaptığını belirterek; 45 ada 3 parsel yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar hakkında ise aynen taksime karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10 2015 tarihli ve 2012/47 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararıyla; "...davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2017/6028 Esas, 2018/2133 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamış ve davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK 320/4 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ortaklığın giderilmesi davaları iki taraflı davalardan olup, davanın niteliği gereği, davalı vekilinin mazeretinin kabul veya reddinin davanın takibi bakımından sonuç doğuracağı, mazeret hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması davalının savunma hakkını kısıtladığından hükmün bu sebeple bozulması gerektiği..." gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın kabulü ile. Erzurum ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 138 ada 6 parsel, 45 ada 3 parsel, 85 ada 64 parsel, 89 ada 163 parsel, 309 ada 98 parsel (eski 25 ada, 112 parsel), 317 ada 13 parsel (eski 24 ada, 22 parsel), 307 ada 30 parsel (eski 4 ada, 12 parsel), 121 ada 74 parsel, 117 ada 12 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın; taşınmazların üzerindeki tüm hak ve mükellefiyetleri ile birlikte umuma açık olarak açık artırma yolu ile satışı suretiyle giderilmesine, Erzurum ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 45 ada 3 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek bedelinin, %57,03 oranına isabet eden kısmının muhdesat değeri olarak davalı ...'e ödenmesine, geri kalan %42,97'lik kısmın davalı ...'e davalı ... dışındaki davalı ve davacılar tarafından vekaletname ile devredildiği gözetilerek tapu kaydı ve mirasçılık belgelerindeki hisseleri oranları gözetilerek satıştan geri kalan %42,97'lik kısım üzerinden davalı ...'in payına düşen kısmın davalı ...'e verilmesine, kalan kısmın davalı ...'e verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2012 tarihli cevap dilekçesiyle davayı kabul etmiş olup aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2263, K. 2025/2944, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama