KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2538 E., 2025/5134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3216 E., 2025/19 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/927 E., 2024/514 K.
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 159 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, davalının diğer hissedara ait ½ payı 26.11.2021 tarihinde satın aldığını, işlemin müvekkilinin bilgisi dâhilinde olmadığını ve müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek ön alım nedeniyle davalıya ait hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; taşınmazda fiili taksim bulunmadığı ve ön alım bedelinin depo edildiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda fiili taksimin yapıldığını, davacının şufa hakkını kullanmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının eşi hakkında İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/111 Esas sayılı dosyasında mahkûmiyet kararı verildiğini, bu hüküm ile gerek davacının gerekse eşinin kötüniyetli olduğunun kanıtlandığını, davalının taksim sonucu ...’a bırakılan kısmı satın aldığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, fiili taksimin tüm paydaşları kapsamasına gerek bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2538, K. 2025/5134, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama