KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2741 E., 2025/3635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1830 E., 2024/1522 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/239 E., 2023/275 K.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki önalım hakkına tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 14.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 14.01.2025 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. ve 362/1-a. hükmü gereğince değer itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 14.01.2025 tarihli ek kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince 21.03.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
21.03.2025 tarihli ek karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davalılardan ...'ın temyiz istemi; Bölge Adliyesi Mahkemesince verilen 14.01.2025 ve 21.03.2025 tarihli ek kararlara ilişkindir.
1.Dava değerinin kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalının temyiz dilekçesinin reddine yönelik verilen 14.01.2025 tarihli ek karara ait tebliğ mazbatası incelendiğinde; "imzadan imtina eden en yakın komşunun" muhatabın "evde olmadığını" beyan etmesi üzerine evrakın 22.01.2025 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği, komşu ismi, kapı numarasının mazbatada belirtilmediği, bu şekliyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu husular incelenmeden ve muhataba usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadan, "davalının 14.03.2025 tarihli temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra verildiği" gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir
2.Davalının Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine yönelik davanın açıldığı 2020 yılında temyiz kesinlik sınırına yönelik parasal değer 72.070,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olarak kararın verildiği 2024 yılındaki parasal sınır ise 378.290,00 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkemece kabulüne karar verilen ve temyize konu edilen dava konusu taşınmaza ait 1/4 hissenin değerinin 28.08.2020, 07.09.2020 tarihli resmi senetlerde 500,00 TL, 21.09.2020 tarihli resmî satış senedinde ise 50.000,00 TL olarak belirtildiği, bilirkişi raporunda hissenin satış tarihindeki değerinin 14.974,40TL olarak tespit edildiği, böylelikle temyize konu değerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi ile 14.01.2025 tarihli ek kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2741, K. 2025/3635, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama