KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3074 E., 2025/4519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2109 E., 2025/963 K.
- İlk derece mahkemesi
- Didim(Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/434 E., 2023/211 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının pay sahibi olduğu taşınmazın 2/3 hissesinin davalı tarafından 12.07.2021 tarihinde 281.000,00 TL bedel karşılığında satın alındığını, davacının söz konusu pay üzerinde şufa hakkına sahip olduğunu ileri sürerek davaya taşınmazın davalı adına kayıtlı bulunan 2/3 payının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş, 22.09.2022 tarihli dilekçesinde fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın süresinde açıldığı, mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazda taraflarca yapılan bir fiili taksim bulunmadığı, davacının taşınmazda hiçbir tasarrufta bulunmadığı, yine bilirkişi raporunda da taşınmazda fiili kullanım olmadığının tespit edildiği, davacı tarafça kesin süre içerisinde depo bedelinin mahkememiz veznesine yatırıldığı, davanın kanuni şartlarının tamamlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu taşınmazda fiili taksimi gösterir herhangi bir bulguya rastlanmadığı, davalı tarafın keşif sırasında kiracısının beyanı ile ispatlamak istediği hususun payını satın aldıktan sonraki kullanımına ilişkin olduğu, davalının payını satın aldığı önceki paydaşın kullandığı ayrı bir bölüm olduğunu ispatlayamadığı, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporunun eksik, hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, keşif sırasında kiracı tarafından kullanıldığı belirtilen alanın rapora yazılmadığını, satış bedelinin resmi senette düşük gösterildiğini, davalı tarafından taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin halen ödendiğini, bu bedel dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3074, K. 2025/4519, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama