KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/310 E., 2025/3996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1681 E., 2024/2809 K.
- İlk derece mahkemesi
- Urla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/297 E., 2023/166 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa ... ile 07.02.2011 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, tapu malikinin 2157 ada 6 parsel (yeni 3791 ada 8 parsel) sayılı arsa vasıflı taşınmazın üzerindeki hak ve hissesinin tamamını 66.600,00 TL bedelle sattığını, noter huzurunda yapılan sözleşme ile satış bedelinin tamamını aldığını, alıcıya taşınmazın zilyetliğinin devredildiğini, ... 'un mirasçısının bulunmaması nedeniyle taşınmazın Hazineye devredildiğini ileri sürerek; tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “temlik alan ... ile davacı ... arasında 16.06.2022 tarihinde düzenlenen temliknamenin mahkemeye ibraz edildiği, dava konusu 3791 ada 8 parsel sayılı, 268,01 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın noter huzurunda 07.02.2011 tarihli ve 15069 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile tüm hak ve hisselerinin tamamının 66.600,00 TL bedelle davacı tarafından satın alındığı, davacının satın aldığı tarihten beri dava konusu taşınmaza zilyet olduğu, yapılan keşif ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın değerinin tespit edildiği, taşınmazın tapuda devrinin yapılamadığı, davacının davasında haklı olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...
Noterliğinin 07.02.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ‘Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’ ile ... tarafından maliki olduğu 2157 ada 6 parsel sayılı, arsa vasıflı taşınmazdaki tüm hak ve hisselerinin 66.600,00 TL mukabilinde ve satış bedelinin tamamı nakden ve peşinen alınmak suretiyle satışının vaad edildiği, taşınmazın zilyetliğinin devredildiğinin senette belirtildiği, davacının tescil isteğinin dayanağını oluşturan 07.02.2011 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup satışı vaadinde bulunduğu ve satış bedelinin 66.600,00 TL olduğunun sözleşmede belirtildiği,
tapu malikinin geride yasal mirasçı bırakmadan vefat etmesi nedeniyle mirasının Hazine'ye kaldığı, 28.07.2022 tarihinde Hazine adına hükmen intikal işlemi yapılmış olduğu, bedeli peşin ödenerek ve zilyetlik de devralınmak suretiyle davacı tarafından tapu malikinden satın alınmış olduğu” gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan davada davacının temlik alan kişi olduğunu, temlik alanın tam anlamıyla hak sahibi olup olmadığının yeterince irdelenmediğini, asıl hak sahibinin Hazine olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde ismi geçen ... 'un mirasçısız ölmesi nedeniyle terekesinin Hazineye kaldığını, yargılama giderlerinin hatalı olarak belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/310, K. 2025/3996, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama