KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3101 E., 2025/3722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/912 E., 2025/604 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çardak Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/91 E., 2025/22 K.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; anne ve babasından kalan 19 adet elbirliği mülkiyetinde olan tarla vasfındaki taşınmazları davalıların haksız olarak işgal ettiğini, 27.02.2020 tarihinde davalılara ihtarname göndererek taşınmazları ekmişlerse 15 gün içerisinde kendisine kira ödemesi yapmaları gerektiğini bildirdiğini ileri sürerek, 01.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisil bedelinin müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacının gönderdiği 27.02.2020 tarihli ihtarnamenin intifadan men niteliği taşımadığını, davacının her taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısım yer olduğunu, paydaşın payını kullanmasını engelleyecek herhangi bir eylemlerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlarda davacı ve davalıların elbirliği mülkiyetine göre paydaş oldukları, davacının payına karşılık kullanımı için taşınmazlarda ayrılan bir kısım yerin bulunduğu, yerleşik içtihatlar gereğince davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının sorununu kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlarda davacının hissesine isabet eden alanlara isabet eden ecrimisil bedeli toplamı 25.817,68 TL olarak hesaplanmış ve söz konusu bedel üzerinden davacı tarafından ıslah talebinde bulunulmuş, bu durumda uyuşmazlık konusu olan bu miktarın yerel mahkeme karar tarihi itibariyle 2025 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00.TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin miktar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tüm taleplerini karşılayacak nitelikte araştırma yapılmadığını, dolayısıyla harca esas değerin tam olarak belirlenmediğini, davacının taşınmazdaki hissesinin belirli bir parçaya hasredilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 24.04.2025 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3101, K. 2025/3722, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama