KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3137 E., 2025/4183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1262 E., 2024/1400 K.
- İlk derece mahkemesi
- Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/210 E., 2022/65 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların ... ve ... ’in mirasçıları olduğunu, davalıların geçersiz bir sözleşmeye dayanarak müvekkillerine karşı tapu iptali ve tescil davası açtığını, müvekkillerinin murisleri olan ...’nın okuma yazma bilmediğini, ayrıca sözleşmede yer alan tanıkların sözleşmenin taraflarına belirli derecede akrabalık bağının olması gerektiğini, adı geçen murisin ileri derecede alkol aldığını, murisin alkollü olduğu bir günde değerli taşınmazlarının düşük bedellerle alınmak istendiğini ileri sürerek 15.12.1998 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşme ile adi yazılı sözleşmenin ayrı ayrı iptal edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/210 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 06.06.2024 tarihli ve 2022/1262 Esas, 2024/1400 Karar sayılı kararındaki "...miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliğinin yazılı şekle tâbi olduğu,
noterde düzenlenen belgenin resmî belge niteliğinde olması nedeniyle yazılı beyanlarının doğru olmadığı iddiasının yine aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlanmasının gerektiği, davacıların sözleşmenin aksini yani murisin okuryazar olmadığını aynı kuvvette başka bir delil ile ispatlayamadığı, davacıların muris hakkında iradesinin fesada uğratıldığı iddiasında bulunmadığı, miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliğinin yazılı şekle bağlı olduğundan noter sözleşmesi ve adi yazılı sözleşmenin geçerli olduğu,
davanın bu gerekçeyle esastan reddine karar verilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkillerinin murisinin okuma yazma bilmediğini, 2. Davaya konu edilen her iki sözleşmenin bu sebeple batıl olduğunu, 3. Mahkemenin re'sen bu iddiayı araştırmasının gerektiğini, 4.Dava dilekçesine ekli olan düzenleme şeklindeki vekâletnamede murisin okur yazar olmadığının belirtildiğini, 5. Davanın ilk oturumda reddedilmesinin hakkın kısıtlanması niteliğinde olduğunu, 6. Akrabalık bağının olmadığı kişilerin tanıklığında sözleşmenin yapıldığını, 7. Murisin iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras payının devrine yönelik yapılan sözleşmelerin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3137, K. 2025/4183, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama