KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3377 E., 2025/3506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/394 E., 2025/78 K.
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ile davalıların murisi ...'ın kardeş olup .... Noterliğince ... tarih ve ... sayı ile aralarında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre; müvekkillerinin dedesi (ortak muris) ...'tan davalıların murisi ...'a intikal eden Kağızman İlçesi, ...
Mahallesindeki hisselerin tamamının ... tarafından müvekkillerinin babasına satılarak bedelinin tamamen alındığını, ...'ın bu gayrimenkulle ilişiğini kestiğini ve gayrimenkulü teslim ettiğini, diğer hisse sahipleriyle müvekkilleri arasında rızai taksim de yapıldığını ve gayrimenkulün yapılan taksime göre kullanıldığını beyan ederek dava konusu 116 ada 1 parselde kayıtlı gayrimenkulde davalılara anneleri ...'dan intikal etmiş olup 160/1280 hisseye tekabül eden 1.507 m² yerin veraset ilâmındaki hisseleri oranında müvekkilleri ve davaya dâhil olan ... ve ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.02.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/104 sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazdaki satış vaadine konu payın iştirak (elbirliği) hâlindeki mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 09.02.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2017/1270 Esas, 2020/7971 Karar sayılı ilâmında; “...Mahkemece, dava konusu taşınmazdaki satış vaadine konu payın iştirak (elbirliği) hâlindeki mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; ancak davacıların ve davalıların dava konusu edilen taşınmazın maliki olan kök muris ...'ın mirasçıları olup dava konusu edilen paylar üzerinde davanın taraflarının elbirliği hâlinde malik olduklarının mahkemece gözardı edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; kendi murisleri arasında yapılan sözleşmenin, elbirliği hâlinde malik olan mirasçılar (davacılar ile davalılar) arasında ifa olanağı söz konusu olduğu hâlde, yazılı gerekçe ile davanın reddi yerinde değildir.
Mahkemece, işin esası incelenerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.12.2022 tarihli ve 2021/55 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararıyla özetle; zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tâbi olup tarafların mirasçı olması sebebiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunduğu ve taşınmazın devrinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılardan ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.10.2024 tarihli ve 2024/2731 Esas, 2024/4548 sayılı ilâmında “...Somut olayda, satış vaadi sözleşmesi kadastro tespitinden önce yapıldığına göre dava, kadastro öncesi nedenlere dayanılarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. O hâlde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacılar vekiline yapılan ihtara rağmen dava şartlarından olan gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmı ve tensip zaptının tebliğe çıkarılması için gider avansına yönelik 31.01.2025 tarihli ara karar tesis edildiğini, ara karar taraflarına tebliğ edilmeden (aynı tarihte) Yargıtay bozma ilâmı ve tensip zaptının UYAP kayıtları üzerinden tebliğe gönderildiğini, tebligat işlemlerinin yapılması nedeniyle gider avansının yatırılmadığını, davanın usulden reddinin koşullarının ortadan kaldırıldığını, ihtar içeriğinin hükümsüz kaldığını, ara karar ile istenen gider avansının bir birini tutmadığını, fazladan gider avansı talep edildiğini,
mesleki mazeretleri kabul edilmediği gibi ıslah için taraflarına süre de verilmediğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, Yargıtay ilâm tüm taraflara tebliğ edilmeden bozma ilâmına uyma kararı verildiğini, karşı tarafın hak düşürücü süreye dayanmasının hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığını, bozma öncesi karar sadece davalılardan ... tarafından temyiz edilmiş olup bozma ilâmının temyiz etmeyenler yönünden sonuç doğuramayacağını, dava değerinin 10.000,00 TL olarak gösterildiğini ve karşı taraf lehine verilen vekâlet ücretinin bu miktarı aşamayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadinden kaynaklanan tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3377, K. 2025/3506, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama