KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3411 E., 2025/4025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3525 E., 2024/654 K.
- İlk derece mahkemesi
- Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/348 E., 2023/248 K.
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2020/476 Esas sayılı dosyası ile tarafların müşterek malik oldukları taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, 422 parsel sayılı taşınmazda bulunan muhdesatların müvekkili ... tarafından yapıldığını belirterek müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz başında icra edilen keşif ve keşifte dinlenilen tanık beyanlarına göre, taşınmazın taraflara babalarından intikal ettiğinde üzerinde herhangi bir muhdesat bulunmadığı, tüm muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak muhdesatın aidiyeti talepli dava açıldığı tarihte derdest ortaklığın giderilmesi davası mevcut olsa da.
Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/476 Esas sayılı dosyasında davacının davadan feragat etmesi nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği; anılan karar kesinleşmemiş ise de; feragatin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında tek taraflı hüküm doğuran bir işlem olduğu ve feragatten vazgeçmenin mümkün olmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde;
başta mevcut bulunan hukuki yararın dava sırasında ortadan kalktığı anlaşılmakla hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasının çift taraflı bir dava olduğu ve harici duyuma göre hissedarların bir kısmının müracaat ederek ortaklığın giderilmesi davasını devam ettireceğini, Mahkemece muhdesatların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3411, K. 2025/4025, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama