İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/371 K.2025/3884

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/371Karar2025/3884Tarih29 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/371 E., 2025/3884 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1909 E., 2024/2513 K.
İlk derece mahkemesi
Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/135 E., 2024/157 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı yüklenici şirket arasında 8 01... , 8, 9, 10... parsel sayılı taşınmazların tevhidi sonrası yapılacak olan taşınmazın satışı için 08.02.2018 tarihli sözleşme düzenlendiğini, bahse konu sözleşmenin dava konusu olan 3 02... parsel sayılı taşınmazda yapılacak olan 8 numaralı bağımsız bölüm için 17.06.2020 tarihli sözleşme ile revize edildiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin dava dışı yükleniciye ödendiğini,

müvekkilinin eşine haciz gelmesi endişesi ile taşınmazı kendisinin kullanması ve bir kaç yıl sonra taşınmazın devredilmesi şartıyla inanç gereği taşınmazın kızı olan davalı üzerine devredildiğini ileri sürerek dava konusu 3 02... parsel, 8 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın bedelini kendisinin ödeyerek satın aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunulamadığı, dosyaya sunulan dekontların ve yüklenici ile akdedilen sözleşmelerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dosyaya sunduğu belgelerin delil başlangıcı niteliği taşımadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edilmiş olduğu gerekçeleriyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında altsoy- üstsoy ilişkisi bulunması nedeniyle tanık dinlenilmesi gerekirken tanıklarının dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, terditli taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İnançlı işlemler; inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

3. İnançlı işleme ilişkin iddiaların ispatı 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ancak yazılı delil ile yapılmalıdır. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. İspat yükü inançlı işlemin varlığını ileri süren ve bundan dolayı kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunlar delil başlangıcı sayılacak ve iddianın tanık dâhil her türlü delille kanıtlanması olanaklı hâle gelecektir. Yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m. 225 vd.) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.

4. Bu açıklamalara göre somut olayda; dosya kapsamında davacı inanç sözleşmesini ispatlayacak yazılı delil başlangıcı sunmamış ise de inanan taraf olan davacının dava dışı yükleniciye taşınmaz satış bedelini ödediğini gösterir banka dekontlarını dosyaya sunulduğu, satış bedelini ödeyen inanan ile inanılan arasında bir inanç ilişkisi oluştuğuna dair delil başlangıcı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacı sonuç olarak yemin deliline dayanmış olup, yargılama sırasında davacı tarafın karşı tarafa yemin teklif ettiği ve yemin de eda edildiğine göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

1. Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davacının dosyaya sunduğu dekont ve yüklenici ile aktedilen sözleşmelerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

2. BAM kararı temyiz edilmiş, Dairemizin Sayın Çoğunluğunca inanan taraf olan davacının, dava dışı yükleniciye taşınmaz satış bedelini gösterir banka dekontlarını dosyaya sunmuş olması karşısında satış bedelini ödeyen inanan ile inanılan arasında bir inanç ilişkisi olduğuna dair delil başlangıcı bulunduğu kabul edilmesine rağmen, yargılama sırasında davacı tarafın karşı tarafa yemin teklif ettiği ve yeminin eda edildiği dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak onama kararı verilmiştir.

3. Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık, davacı tarafın yemin delili ile birlikte başka delillere de dayanması ve yemin teklifinde bulunması halinde davacının diğer delillerden vazgeçmiş sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

4. Yemin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup gerek doktrinde gerekse yargısal içtihatlarda başvurulacak son çare olarak kabul edilmiştir. Buna göre taraf iddia ettiği hususu başka delillerle ispatlamış ise yemin teklifine ihtiyaç olmayacaktır. Ancak diğer delillerle iddiasını ispatlayamayan taraf, yemin teklifine son çare olarak başvurabilecektir.

Dolayısıyla tarafın başka delillerle birlikte yemin teklifine de dayanması ve iddiasını yemin dışındaki delillerle ispatlamış olmasına karşın, yine de yemin teklifinde bulunmuş olması durumunda diğer delillerinden vazgeçtiği kabul edilemez. Bir başka ifadeyle son çare olan yemin deliline diğer tüm deliller toplanılıp değerlendirilmeden müracaat edilemez (YILMAZ, Ejder, Yemin, Yetkin Yayınları, 3. Baskı, 2021, Ankara, s. 83).

Gözütok ve Albayrak'a göre de tarafın diğer delillerden vazgeçtiğini açıkça beyan etmeksizin yemin deliline başvurulması halinde diğer delillerden vazgeçmediği kabul edilmelidir (GÖZÜTOK, Zeki / ALBAYRAK, Adem, Alfabetik Medeni Usul El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, 2025, s.1383).

4. Doktrinin görüşü bu yönde olduğu gibi yargısal içtihatlar da aynı yöndedir (Bkz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 13.09.2018 tarih ve E. 2015/13591, K. 2018/12332; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 28.01.2016, E. 2016/5491, K. 2016/506).

5. Buna göre İlk Derece Mahkemesinin yanlış değerlendirme ile banka dekontlarını delil başlangıcı olarak kabul etmeyip davacının diğer delillerini toplayıp değerlendirmeden yemin teklifinde bulunmasına yönelik yargılama işleminin doğru olduğu söylenemez. Mahkemenin tarafın sunduğu dekontu Yargıtayın yerleşik içtihatı uyarınca delil başlangıcı sayarak davacının gösterdiği diğer delillerle birlikte yorumlayıp sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken uyuşmazlık konusu vakanın ispatı için henüz yemin deliline sıra gelmeden davacıya yemin teklif ettirilmesi suretiyle eksik incelemeye ve hatalı gerekçeye dayalı hüküm kurması isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

6. Açıklanan nedenlerle BAM kararının kaldırılarak İDM kararının bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına iştirak edilememiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/371, K. 2025/3884, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşıoy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/371
Karar No
2025/3884
Tarih
29 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/371 K.2025/506
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/371 K.2025/7464
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/372 K.2025/11974
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/372 K.2025/11558
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/373 K.2025/3917
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/373 K.2025/7465

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.