KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/411 E., 2025/3527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/1042 E., 2006/2354 K.
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 466 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına mevcut tapu kaydının iptali ile yayla vasfı ile Hazine adına özel siciline yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı mirasçıları vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; “Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/237 E-224 K. sayılı veraset ilâmına göre 1923 doğumlu davalı ...’in 24.01.2006 tarihinde, dava tarihinden önce öldüğü, davacı vekilinin, davalı mirasçılarını davaya dahil etmek için süre istediği, 1086 sayılı HUMK’a göre davaya dahil edilmenin mümkün olmadığı, davalının dava açılmadan önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı” gerekçesiyle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkilinin sağlanarak davaya devam edilmesi gerektiğini, dava konusu yerin özel mülkiyete konu yerlerden olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve yayla siciline kayıt istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/411, K. 2025/3527, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama