KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/4399 E., 2025/4535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/330 E., 2025/1065 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/21 E., 2022/368 K.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 24.06.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Çiftçi kayıt belgesinin yok sayıldığını, 2. Davanın 2-3 sene uzamasının sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, 3. Kesin olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, 4. Taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesi'nin 23.10.2024 tarihli ve 2021/46030 başvuru numaralı kararında yer alan 17... numaralı bentlerde; taşınmazın aynına ilişkin olan tapu iptali ve tescil davasının değerinin belirlenmesinin davanın temyize tabi olup olmaması bakımından da önemli olduğu, bu davalarda dava değerinin belirlenmesinin zorluğu sebebiyle kanun koyucu tarafından buna dair bir düzenlemenin yapıldığı, Yargıtay içtihatlarında da durumun açıklığa kavuşturulduğu,
buna göre taşınmazın aynına yönelik davalarda taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesinin ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi raporuyla mümkün olabileceği, bu durumda belirlenen gerçek değer üzerinden harcın tamamlattırılmasının mahkemece re'sen yapılmasının gerektiği, bu doğrultuda yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında resmi senetteki yazılı bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki aşırı dengesizlik nedeniyle oluşan dava değerindeki belirsizliğin, bu değerin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle istinaf talebinin incelenmesine engel olamayacağı,
aksi durumun erişim hakkının ihlali niteliğinde olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 1/2 payının dava tarihindeki değeri 695.000,00 TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen dava değeri resmî senette gösterilen bedel ile masraflar toplamı olan 306.000,00 TL olarak esaslanmış olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince davanın miktar yönünden kesin olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava değeri olarak dava konusu payın dava tarihindeki değeri yerine resmî senetteki bedel ve masraflar toplamının esas alınması, davalı tarafın erişim hakkını ihlal etmiştir.
Tüm bu nedenlerle; temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıdaki açıklamalara göre doğru olmadığından temyiz isteminin kabulü ile söz konusu ek kararın kaldırılarak hükmün onanması gerekmektedir.
II. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4399, K. 2025/4535, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama