KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/4807 E., 2025/4738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1174 E., 2025/1134 K.
- İlk derece mahkemesi
- Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/328 E., 2019/39 K.
Karar Metni
1.440 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ağabeyi ...'ın 2016 yılı ağustos ayında bekar olarak vefat ettiğini, murisin piyasaya olabildiğince borçlandığını, kendisinin ise murisin borçlarını ödeyecek durumunun bulunmadığını, borcu kabul etmediğini, murisin bir malvarlığının da bulunmadığını belirterek, muris ...'tan kendisine intikal edecek mirasçılık hakkının ve mirasın reddedildiğinin tespitini, ayrıca mirasçı sıfatıyla davacıdan icra takibi dolayısıyla kesilen paranın davacıya iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...
AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının murisi ...'ın müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredi ve kartına borçlarını ödememiş olması sebebiyle hakkında Zonguldak 2. İcra Müdürlüğünün muhtelif dosyaları üzerinden icra takibine başlanıldığını, takibin devam ettiği esnada borçlu ...'ın vefat etmesi üzerine takibin borçlunun yasal mirasçılarına karşı devam ettirildiğini, henüz icra takibine konu borçların ödenmediğini, borçlunun murislerinden ... tarafından yasal süre geçtikten sonra açılan mirasın reddi davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra dosyalarının davacı ... yönünden de kesinleştiğini,
hatta akabinde icra müdürlüğünce kesintilerin gerçekleştirildiğini, icra dosyalarında davacının mirası reddettiği yönünde herhangi bir karar bulunmadığından usulüne uygun icra kesintilerinin iadesinin talep edilemeyeceğini, yapılan kesintilerin müvekkili için kazanılmış hak niteliğinde olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yasal mirasçılarca mirasın süresinde reddedilmediğini, murisin 2016 yılında vefat etmiş ve borçlarının ise 1999 yılı ve sonraki dönemlere ait olduğunu, aradan yıllar geçmiş olması sebebiyle açılış tarihine bakıldığında bu davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, mirasın hükmen reddi sebeplerinin ise oluşmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili SGK Başkanlığının karşı murisin herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, bu sebeple davacıya herhangi bir ödeme emri de gönderilmediğini, ilgili davanın öncelikle husumet sebebiyle reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı Enerjisa .... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...davanın niteliği gereği davalı/alacaklıların, terekenin borca batık olduğunu bilmediği, bilmelerinin mümkün olmadığı, yargılama sırasında terekenin borca batık olup olmadığının araştırılarak borca batık olduğunun tespit edildiği, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile, "muris ...'ın ölüm tarihi olan 18.08.2016 itibariyle terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile, davacının bu sebeple mirası hükmen reddeddiğinin tesciline, 8.500,00 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... AŞ. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.20 19... /430 Esas ve 2019/424 Karar sayılı ilâmıyla; "...davalı ... İdaresi vekilinin ve .....Bankası AŞ. vekilinin istinaf başvurularının HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/328 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararının düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm tesisi ile, davalı ... aleyhinde açılan davanın husumet nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.
V. İLK BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.20 19... /430 Esas ve 2019/424 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde Vergi İdaresi vekili.... Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz, 27.09.2021 tarih, 2021/285 Esas, 2021/1099 Karar sayılı bozma ilâmında; ''...somut olayda, mirasın reddi davası ile davacıların borçlu sıfatı ile ödediklerinin istirdadı davasının niteliği gereği birlikte görülme olanağı bulunmadığı, bu nedenle davalı ... tarafından fazladan alınan paranın iadesine ilişkin dosyanın ayrılarak, mirasın hükmen reddi davasının kesinleşmesinin beklenmesi, daha sonra işin esasına yönelik inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce bozulan karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/430 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı olup bozma ilâmının sonuç kısmında, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar:
Dosya maddi hata sonucu kendisine gönderilen ancak yetkili olmayan ilk derece mahkemesi; bozma ilamına uyarak önce istirdat istemine ilişkin davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine dair ara karar vermiş, akabinde de; 08.02.2022 tarih, 2021/304 Esas, 2022/29 Karar sayılı ilâmıyla; "...asıl davada; davanın SGK yönünden husumet yokluğundan reddine, asıl ve bozma sonrası birleşen davalarda davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine, davacıların bu sebeple mirası hükmen reddettiklerinin tesciline..." dair verilen karar davalı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.
VI. İKİNCİ BOZMA İLÂMI
Dairemiz, 04.12.2024 tarih, 2024/4325 Esas, 2024/5465 Karar sayılı bozma ilâmında; ''...İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak işbu temyize konu karar verilmiş ise de; dosyanın maddi hata sonucu İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş olmasının yasal olarak yetkisiz olan İlk Derece Mahkemesini yetkili hâle getirmeyeceği, 6100 sayılı Kanun'un 373/2. ve 3. maddesi hükümleri uyarınca, bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda ve sonucuna göre işin esası hakkında karar verme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olup ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden yargılamaya devamla verilen kararın 'yok' hükmünde olduğu..." gerekçesiyle;
temyiz itirazlarının kabulü ile.
Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.02.2022 tarihli ve 2021/304 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararın ortadan kaldırılmasına, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/430 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı Dairenin 27.09.2021 tarihli ve 2021/285 Esas, 2021/1099 Karar sayılı bozma ilâmı ile bozulduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
VII. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNCE BOZMA İLAMINA UYULARAK VERİLEN TEMYİZ İNCELEMESİNE KONU KARAR:
Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; "....... ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine dosyayı 2021/304 E. üzerinden ele alan ilk derece mahkemesince, muris ....'ın davacı ... dışındaki diğer iki mirasçısı tarafından da (2021/347 E. ve 2021/349 K. ve 2021/363 E. ve 2022/1 K.) bozma sonrasında açılan mirasın hükmen reddi davalarının işbu (2021/304 E. sayılı) dosyada birleştirilmesine karar verilmiş olup esasen birleştirilen dosyalar hakkında ilk derece mahkemesince verilmiş bir karar bulunmadığından ve bozma kararından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine sehven gönderilmesinin ardından mahkemece
verilen 2021/304 E. ve 2022/29 K. sayılı karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04/12/2024 tarih, 2024/4325 E. - 2024/5465 K. sayılı ilamı ile ortadan kaldırılmış olduğundan, diğer mirasçılar ... ve ... tarafından açılan birleştirilen iki dava hakkında Dairece tefrik kararı verilerek, bu iki dosyanın karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği; yine, dosyanın sehven gönderilmesinin ardından ilk derece mahkemesince (2021/304 E. sayılı dosya üzerinden) bozma kararı doğrultusunda fazladan ödenen paranın istirdadına ilişkin talep tefrik edilerek,
bu talebe ilişkin dosyanın ilk derece mahkemesinin 2022/38 E. numarasına kaydedildiği, Dairenin 2019/430 E. ve 2019/424 K. sayılı kararı ile aynı zamanda fazladan ödenen paranın istirdadına ilişkin olarak da hüküm kurulmuş olduğundan ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/285 E. ve 2021/1099 K. sayılı bozma kararı bu hükmü de kapsadığından, paranın istirdadına ilişkin bu dosyanın ilk derece mahkemesinden istenildiği, söz konusu dosya geldikten sonra Dairenin ayrı bir esasına kaydedileceği; sonuç olarak,
Dairece Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/285 E. ve 2021/1099 K. sayılı bozma kararına uyularak kararın gereklerinin yerine getirilmiş olduğu (bozmanın niteliği de dikkate alınarak),..." gerekçesiyle; davanın, davalılar.... Bankası A.Ş., Zonguldak .... Vergi Dairesi ve Enerjisa ....
Elektrik Dağıtım A.Ş. yönünden kabulü ile, davacının murisi ...'ın ölüm tarihi olan 18.08.2016 tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğunun ve murisin mirasının davacı ... tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 hükmü gereğince hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitine, davalı ... Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde hukuksal dayanaktan yoksun karar verildiğini, yasal mirasçılarca mirasın süresinde reddedilmediğini, 2016 yılında ölen murisin borçlarının 1999 ve sonraki yıllara ait olup aradan yıllar geçmiş olması sebebiyle açılış tarihine bakıldığında eldeki davanın açılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağını, mirasın hükmen reddedilmiş sayılabilmesi için ölüm tarihinde aczin açıkça belli veya tespit edilmiş olması gerekirken böyle bir durumun bulunmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IX. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4807, K. 2025/4738, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama