KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/585 E., 2025/4542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2198 E., 2024/2036 K.
- İlk derece mahkemesi
- Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/186 E., 2022/10 K.
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris ...'in mirasçısı olduğunu, murisin sağlığında ... . Noterliğinde 11.10.2011 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyetnamesinin düzenlendiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını, murisin vasiyetnameyi düzenlediği esnada tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, davalılardan ... ve ...’ın baskı ve telkinleri ile işlem yaptığını belirterek vasiyetnamenin iptaline, iptal kararı verilmediği takdirde tasarruf oranını aşan kısmın tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin fiil ehliyetine sahip olduğu, vasiyetnamenin baskı altında yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davalılardan ... ve ... yönünden tenkis şartlarının oluştuğu ve davalılardan ... ’e miras bırakan tarafından temlik edilen bir miras bulunmadığı gerekçesiyle davacının vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, davalı ... yönünden terditli tenkis isteminin reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden terditli tenkis talebinin kısmen kabulüne, 74.839,25 TL’nin ...'den ve 30.568,14 TL’nin ise ...'den alınarak (toplam 105.407,39TL'nin) davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, Adli Tıp Raporunun eksik ve hatalı olduğunu, vasiyetnamenin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını haiz olmadığını, tereke hesaplamasının ve saklı pay oranlarının hatalı belirlendiğini, vekil edeninin saklı payının ihlal edildiğini, vasiyetnamenin bu amaçla düzenlendiğini, davacının murisin malvarlığından neredeyse hiçbir kazanım elde etmediğini,
vasiyetnamede davacı ve davalılardan ...’ya vasiyet edilen 174 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ...’ün kredi borcu nedeniyle ipotek edildiğini, akabinde icra kanalı ile satıldığını, bu konuda İcra Tetkik merciinden onay alınmadığını, ipoteğe konu taşınmazın tereke hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince bu konuda değerlendirme yapılmadığını, davalılardan ... ve ...’ın tenkis talebine yönelik seçim haklarını paradan yana kullanmalarına rağmen taşınmazların davalılara bırakıldığını ve seçimlerinin aksi yönde hüküm tesis edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/585, K. 2025/4542, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama