KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/73 E., 2025/3620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/451 E., 2024/1980 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/56 E., 2022/185 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ... 'den kalan 3655, 3648, 3649, 3373, 3374, 3375, 3378, 3379, 3380 ve 3376 parsel numaralı taşınmazlarda paydaş olduğunu, davalının diğer paydaş ...’den trampa yoluyla muvazaalı bir şekilde pay aldığını, davalı ile satıcının, ön alım davası açılmasını önleyebilmek amacı ile gerçekte satış olan işlemi tapudaki resmî senette trampa olarak gösterdiğini, davalının taşınmazlarda paydaş olduktan sonra müvekkilleri aleyhine Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/32 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını, müvekkillerinin ön alım hakkını kullanmak istediklerini ileri sürerek, taşınmazların davalı adına olan kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... arasında gerçek bir trampa ile devir ilişkisi bulunduğunu, ... daha merkezi bir yerden taşınmaz sahibi olmak istediği ve her iki tarafın da nakit parası olmadığı için mallarını trampa etttiklerini, müvekkilinin ortaklığın giderilmesi davası açmasının da muvazaaya işaret etmediğini, trampadan sonra herhangi bir devir işlemi gerçekleşmediğini ve trampa edilen malların değerlerinin birbirleriyle uyumlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamamış olması gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapudaki işlemin tarafı olmayan davacının iddiasını tanık dâhil her türlü delille kanıtlamasının mümkün olduğu, taşınmazların trampa akdi tarihindeki değerleri arasında aşırı nispetsizlik olmadığı, taraf tanıklarının da işlemin niteliği konusunda görgüye dayalı muvazaa iddiasının ispatına yönelik bir açıklamada bulunmadığı,
taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesinin talep edilmesinin de muvazaa olgusunu tek başına ispata elverişli olmadığı, dosya kapsamına göre trampa ile yapılan temlik işleminin davacının ön alım hakkını engellemek amacıyla yapıldığı ve gerçekte satış işlemi olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; trampaya konu olan taşınmazlar arasında değer farkı bulunduğunu, davalının taşınmazları devralmasını takiben ortaklığın giderilmesi davası açmasının da trampa işleminin muvazaalı olduğunu tek başına kanıtladığını, ayrıca vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/73, K. 2025/3620, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama