KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/994 E., 2025/4921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4618 E., 2024/3337 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/491 E., 2024/455 K.
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 2001 yılında bekar ve çocuksuz olarak öldüğünü, geriye mirasçı olarak amcası ... ...'nin kaldığını, amcanın da ölümü ile tek çocuğu olan ... ....'ın kaldığını, onun da ölümü ile alt soyu olan ..., ..., ..., ..., ....'ya kaldığını, bu kişilerin İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/7 82... /353 Karar sayılı ilâmı ile mirasçı olarak tespit edildiklerini, veraset ilâmına dayanılarak İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/389 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını,
Hazinenin cevap dilekçesinde önceki tarihli bir veraset ilâmı sunarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 501. maddesi uyarınca tek mirasçının Hazine olduğunu savunduğunu, murise ait taşınmazların Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1073 Esas ve 2005/1423 Karar sayılı bu veraset ilâmına dayalı olarak intikalen Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1073 Esas ve 2005/1423 Karar sayılı veraset ilâmının iptalini,
İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/782 Esas ve 2016/353 Karar sayılı veraset ilâmı doğrultusunda müvekkillerinin mirasçı olduklarının tespitini ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'ın dul ve çocuksuz olarak öldüğünü, geriye mirasçı olarak kaldığı iddia edilen amca ... ... ile arasında soybağının kurulamadığını, ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin amcası kolundan mirasçıları olduğu anlaşıldığı, her ikisi de ... ve ... oğlu olan ... 1892 doğumlu ... ... ile ...
1888 doğumlu ... ...’nin kardeş olduklarının belirlendiği, buna göre ...'ın mirasçılarının bulunduğu ve İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/782 Esas ve 2016/353 Karar ile verilen mirasçılık belgesinin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1073 Esas ve 2005/1423 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/782 Esas ve 2016/353 Karar sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunun tespitine, 16.01.2001 tarihinde ölen ...'ın miras ve terekesi 32 pay kabul edilerek.
16 pay ...'a, 5 pay ...'e, 5 pay ...'ya, 5 pay ...'a, 1 pay...'ya aidiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tanık beyanları ile ... ve ... oğlu olan ... 1892 doğumlu ... .... ile ... 1888 doğumlu ... ...’nin kardeş olduklarının belirlendiği, buna göre ...'ın mirasçıların bulunduğu ve İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/782 Esas ve 2016/353 Karar sayılı kararı ile verilen mirasçılık belgesinin doğru olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/994, K. 2025/4921, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama