İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2006/2912 K.2006/6158

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ]

Esas2006/2912Karar2006/6158Tarih6 Temmuz 2006Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2006/2912 E., 2006/6158 K.·Aleyhe Bozma Yasağı Lehe Kanun Uygulaması Temel Cezanın Belirlenmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 307 ]

"İçtihat Metni"

Hürriyeti tahdit suçundan sanık Kerem'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve zoralıma dair (Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 18.10.2005 gün ve 257 esas, 315 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 07.04.2006 günü Daireye gönderilmekle incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

1- Sanık temyizi üzerine bozulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan tayini takdir edildiği halde, lehe bulunan yeni yasanın uygulanmasında aleyhe olarak alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,

2- Uygulamaya göre de; 5237 sayılı Yasa'nın 109/1. madde ve fıkrası uyarınca tayin olunan cezanın aynı Yasa'nın 109/3-a madde ve bendiyle arttırılması sırasında hesap hatası yapılarak cezanın 6 yıl yerine 4 yıl olarak noksan belirlenmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'nın 326. maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 06.07.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık Kerem'in Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılaması sonunda, eylemi usulen sabit görülerek, 765 sayılı TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca, alt sınırdan olmak üzere üç sene ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verilir.

Sanık kararı temyiz eder. Bu arada 5237 sayılı yeni TCK yürürlüğe girmiştir. Dava evrakını inceleyen Dairemiz, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle mahkeme kararını bozar.

Yeniden duruşma açan Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararına uyduktan sonra, 5237 sayılı Yeni TCK'nın fiile uygun düşen 109/1. maddesinde cezanın aşağı haddi üç seneden iki seneye indirilmiş olmasına karşın, suçun işleniş şekli ve özelliği gerekçesine dayanarak bu kez aşağı hadden uzaklaşır ve sanığı yine üç sene hapis cezasıyla cezalandırır.

Açıkça telaffuz edilmemekle birlikte, Dairemiz çoğunluğu ilk hükümde cezanın alt sınırdan tayini edilmiş olmasını adeta kazanılmış bir hak gibi algılayarak, sonraki kararda alt sınırın aşılmasını kazanılmış hakkın ihlali mahiyetinde görmüş ve mahkemenin bu kararını da bozmuştur.

Biz bu düşüncede isabet göremiyoruz. İlk hükümde cezanın alt sınırdan tayin edilmesi sanık için kazanılmış hak oluşturmaz. Kazanılmış hak yalnızca "ceza miktarı" bakımından söz konusu olabilir. Nitekim 1412 sayılı CMUK'nın 326 ve 5271 sayılı CMK'nın 307. maddelerinde "hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine C.Savcısı veya 291 (262). maddelerde gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmiş ise, yeniden verilen hüküm, evvelki hüküm ile tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" denilmek suretiyle, kazanılmış hakkın sadece ceza miktarı yönünden söz konusu olabileceği açıkça vurgulanmaktadır.

Öte yandan, gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 29. maddesi ve gerekse sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK'nın 61. maddesine göre, hakim suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, failin güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını ve nihayet sanığın suç kastındaki yoğunluğu dikkate alarak, alt ve üst sınırlar arasında ceza takdir ve tayin yetkisine sahip bulunmaktadır.

Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa'nın 179/2. maddesinde öngörülen cezanın aşağı haddi olan üç yıl hapis cezasını yeterli ağırlıkta gördüğünden, başka bir deyişle, suç ile ceza arasındaki adil dengeye uygun düştüğü kanaatiyle ilk kararında alt sınırdan uzaklaşmaya lüzum görmemiş, ancak sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK'nın 109/1. maddesinde öngörülen iki sene hapis cezasını ise suçun ağırlığıyla orantılı bulmayarak ve fiilin işleniş biçimi gibi yasal bir gerekçeye dayanmak suretiyle, sonraki kararında alt sınırın üzerinde ceza takdir eylemiş ve bunu yaparken ilk hükümdeki ceza miktarını aşmadığı için de kazanılmış hakkı ihlal eylememiştir.

Yargıcın görevi, sanığın en lehine olan olasılığı arayıp bulmaktan ziyade suçun ağırlığıyla cezanın ağırlığı arasında makul bir denge kurarak adil bir karar vermektir. Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi de bunu yapmaya çalışmıştır. Yeni Yasa ile cezanın alt sınırı indirilmekle beraber üst sınırın değiştirilmediğini, bu sınırlar içinde yasal bir gerekçeye dayanmak kaydıyla serbestçe ceza tayin hakkına dokunulmadığını gözeterek ve suçun işleniş biçimi gibi kanuna uygun düşen bir gerekçeyle aşağı haddin üstünde ceza takdir etmiş ve bunu yaparken ilk hükümdeki miktarı aşmadığı için kazanılmış hakkı ihlal etmemiştir.

Mahkemenin bu uygulaması benzer bir olay nedeniyle ittihaz olunan 08.02.1950 tarih, esas 1947/21, karar 1950/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına da uygun düşmektedir. Milli Korunma Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde Ankara Milli Korunma Mahkemesi anılan Kanun'un 59/1. fıkrasına istinaden sanığa aşağı hadden olmak üzere üç sene hapis cezasına hükmetmiş, sanığın vaki temyizi üzerine Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesince eylemin 59. maddenin 1. fıkrasına değil, daha hafif cezayı muhtevi 2. fıkrasına uygun düştüğü gerekçesiyle kararın bozulması üzerine, bozmaya uyan mahkeme bu defa 2. fıkraya göre ve fakat yukarı hadden ceza tertip etmiş ve karar İçtihadı Birleştirme Kurulu önüne gelmiştir.

Yüksek Kurul yukarıda tarih ve numarası zikredilen kararında "...mahkeme, bir kanun maddesinin ağır ve hafif ceza hükümlerini ihtiva eden fıkralardan herhangi birini tatbik ederken suçun ika ettiği zararı ve vehamet derecesini nazara almakla mükellef bulunmaktadır.

Suçun işlenmesinde hasıl olan zararı ağır görmüş olan bir yargıcın tatbik ettiği fıkradaki cezanın aşağı haddinden fazla ceza vermeyişi, esasen o fıkradaki cezanın ağır olmasını göz önünde bulundurmuş olmasından ileri geldiğini kabul etmek lazımdır.

Kararı bozulan ve buna uymak mecburiyetinde kalan mahkeme, daha hafif cezayı ihtiva eden fıkrayı tatbik ederken, o fıkrada yazılı cezanın aşağı haddine hükmetmek mecburiyetinde değildir... evvelce verilmiş cezadan ağır olmamak şartıyla azami hadden ceza vermesi müktesep hakkın ihlali mahiyetinde sayılmaz..." diyerek düşüncemizin doğruluğunu desteklemektedir.

İçtihadı Birleştirme Kararının konusunun aynı Yasa'nın farklı ceza miktarı içeren iki ayrı fıkrasıyla ilgili uygulama olması sorunun özünü değiştirmez. Çünkü her iki olayda da uyuşmazlık aynı kalmakta ve ilk kararda daha ağır cezayı muhtevi madde uygulanırken alt sınırdan ceza verilmesi halinde, sonradan vaki değişiklik üzerine ceza miktarının indirilmesi halinde alt sınırın aşılıp aşılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle mezkur İçtihadı Birleştirme Kararı dava konusu bu olay için de geçerlidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bu konudaki bozma düşüncesine katılmıyorum.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2006/2912, K. 2006/6158, 6 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2006/2912
Karar No
2006/6158
Tarih
6 Temmuz 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/2915 K.2006/5119
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/2916 K.2006/5120
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/2916 K.2006/6214
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/2918 K.2006/6212
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/2920 K.2006/6215
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/2921 K.2006/6216

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.