İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2006/7909 K.2006/7785

8. Ceza Dairesi 2006/7909 E., 2006/7785 K. BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLAR 5237 S.

Esas2006/7909Karar2006/7785Tarih2006Okuma4 dk · 836 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2006/7909 E., 2006/7785 K.

Karar tarihi
2006
Konu
Ceza Hukuku

Karar Detayı

836 kelime·4 dk okuma

8. Ceza Dairesi 2006/7909 E., 2006/7785 K. BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLAR 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ] 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 58 ] 5237 S.

TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 109 ] "İçtihat Metni" 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Fuat 'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve zoralıma dair Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2006 gün ve 262 esas, 52 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.8.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık müdafiinin talep etmiş olması karşısında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları,

cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2- Sanığın sabıka kaydındaki mahkumiyetleri ertelemeye engel oluşturmadığına göre, sanığın yargılama aşamasında gösterdiği pişmanlık irdelenmeden yasal olmayan gerekçeyle ertelemenin reddine karar verilmesi, 3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları mahkum olduğu hapis cezasının "infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hakları koşullu salıvermeye kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,

4- 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi ve 5275 sayılı Yasanın 108/4. madde ve fıkrası gereğince uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbirinin süresinin karar yerinde gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 19.10.2006 gününde diğer hususlarda oybirliğiyle, 2 nolu bozma konusunda oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ :7.6.1976 gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararında da belirtildiği üzere, erteleme, cezanın suçlunun kişiliğine uydurulmasını amaçlayan yargısal bir şahsileştirme kurumudur.

Erteleme ile cezasının infazı şartlı olarak geri bırakılan suçlu bir taraftan iyi halli yaşamaya teşvik edilir iken, diğer yandan da serbestlik içinde ve devlete yük olmadan uslanması hedeflenmekte ve ayrıca ailesinin geçimini sağlama olanağı elinden alınmadığından topluma daha kolaylıkla uyumu mümkün kılınmaktadır. Ancak, erteleme cezanın kesinliğini zedelediğinden, suç işleme cüret ve cesaretini kışkırtabilir. Çünkü, yalnızca ceza tehdidi suçu önlemeye yetmez.

Suç işleme cüretini söndüren asıl etken, ceza tehdidinden ziyade cezanın mutlaka çektirileceği inancıdır. Erteleme ceza hukukunun ana temelini oluşturan "Kefaret" fikriyle çelişki halindedir ve bu temel sarsılmamalıdır. Bunun yanında, erteleme ceza kanununun çeşitli suçlara farklı şekilde uygulanması sonucunu doğurduğundan, Kanunun herkes için eşitliği ilkesiyle de çatışır. Bu yüzden uygulanması bir takım koşullara bağlanmalı ve özenle kullanılmalıdır.

Bu düşüncelerden yola çıkan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, biri nesnel diğeri öznel olmak üzere, iki koşulun aynı anda gerçekleşmiş olması halinde ertelemeye izin vermiştir. Bunlardan ilki hükümlünün geçmişine dönük olup, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuludur.

Diğeri geleceğe yönelik olan ve "ertelemeye liyakat" diye de tanımlanan, suçlunun ilerde başkaca suç işlemesine engel olacağı hususunda olumlu bir kanaat uyandırması koşuludur. Yeni Türk Ceza Kanunun 51. maddesinde suçlunun geçmişteki halinden söz edilmediği için erteleme kararı verilirken artık hükümlünün geçmişinin dikkate alınmayacağı, yalnızca suçu işledikten sonraki halinin değerlendirilmesi gerektiği yolundaki çoğunluk görüşüne katılmak olanaksızdır.

Bu görüş her şeyden evvel maddenin sözüne aykırıdır. Zira kanun koyucu suçlunun geçmiş halini önemsediği içindir ki, geçmişinde üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti olanı, başka hiçbir koşul aramaksızın, tecile layık görmemektedir. Ertelemede geçmiş halin dikkate alınması gerekeceğinin bundan daha inandırıcı delili başka ne olabilir.

Yasa koyucunun üç aydan daha az hapis cezasına mahkumiyeti tek başına tecile engel saymamış olması, bunların suçlunun kişilik yapısının tayin ve takdirinde hiçbir şekilde dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. Çünkü, Hakim, son tahlilde ilerde başkaca suç işlemesine engel olacağı kanaatine vardığı takdirde suçlunun cezasını erteleyecektir. Bu ise hükümlünün kişilik yapısına nüfuz etmekle ve adeta gelecekteki halini sezinlemekle mümkün olabilir.

İnsanın geçmişi geleceğine ışık tutar ve ileride neler yapabileceğinin ipuçlarını taşır. Bu nedenle Hakim suçlunun eğilimlerini tartarken, suçu işledikten sonraki davranışlarına ve özellikle pişmanlık gösterip göstermediğine ağırlık vermekle birlikte, yaşamı boyunca sergilediği kişilik yapısını da gözetmelidir.

Bu genel açıklamanın ışığında dosyadaki bilgi ve belgelere gözattığımızda şu gerçeklerle karşılaşmaktayız: Sanık gerek Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesinde, gerek Sulh Hakimi tarafından yapılan sorgusunda ve gerekse mahkemedeki savunmasında suçtan pişmanlık duyduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Duruşma hakiminin hal ve tavırlarından pişmanlık içinde olduğuna ilişkin bir tesbiti de yoktur. Olsa bunu duruşma tutanağına geçirirdi.

Kaldı ki, her pişmanlık belirtisi ve özellikle sözde pişmanlık ertelemeye yeterli olmayıp, ilerde başkaca suç işlemeye engel olacak derecedeki samimi ve etkin pişmanlık ertelemeye hak kazandırır. Pişmanlığın varlığına işaret eden bir beyan veya davranış olmalı ki, bunun içten ve etkin nitelikte olup olmadığı tartışılabilsin. Olmayan birşey de irdelenemez.

Öte yandan sanığın ruhsatsız bıçak taşımak, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve ruhsatsız tabanca taşımak suçlarından üç ayrı mahkumiyeti olup, evvelce cezası ertelendiği halde bunun başkaca suç işlemesine mani olmadığı bu son suçu irtikap eylemiş olmasıyla açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Bir çok suçtan sabıkası olan, evvelce cezası tecil edildiği halde bunun başkaca suç işlemesine mani teşkil etmediği anlaşılan ve sözlü olarak ya da hal ve tavırları ile fiilden pişmanlık duyduğuna ilişkin herhangi bir belirti de saptanamayan sanığın, eğilimi itibariyle ilerde başkaca suç işlemesine engel olamayacağı sonucuna vararak cezasını ertelemeyen mahkemenin takdirinde kanuna aykırı bir husus görülemez. Bu nedenlerle 2 nolu bozma düşüncesine katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2006/7909
Karar No
2006/7785
Tarih
2006
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2026/633 K.2026/2512
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2026/432 K.2026/1862
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2026/105 K.2026/676
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5022 K.2025/5392
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5017 K.2025/6125
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5005 K.2025/10370

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.