KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/3074 E., 2010/4182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakkı olmayan yere tecavüz
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Aynı yere ilişkin aynı sanıklar hakkında idare tarafından verilmiş 25.10.2005 ve 19.12.2005 tarihli men kararlarının infaz edilmesi üzerine 24.7.2006 tarihli iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldıktan sonra sanıkların aynı yere 3. kez tecavüz ettikleri, 19.9.2006 tarihinde üçüncü kez tecavüzlerinin önlenmesine karar verilip 26.9.2006 tarihinde bu kararın da infaz edildiği,
sanıklar hakkında bu üçüncü tecavüzden dolayı 17.11.2006 tarihli iddianame ile dava açıldığı bu davanın kovuşturması sırasında keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin suça konu taşınmazın hazineye ait olduğunu, fen bilirkişisinin raporunda "... ilçesi ... köyü hudutları içerisinde bulunan Kültür arazisi vasfıyla hazine adına kayıtlı olduğunu" belirtmeleri karşısında,
suça konu yere ait tapu kaydı ve pafta celbedilerek mahallinde yapılacak keşifte teknik bilirkişi marifetiyle tapu kaydı uygulanıp suça konu yerin tapudaki niteliğinin ve öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış yerlerden olup olmadığının yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiden de sorulup,
kesin biçimde saptandıktan sonra 3091 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi de gözetilerek aynı kanunun 15/a-b madde ve fıkraları ile 5237 sayılı TCK.nun 154/1-2 madde ve fıkraları değerlendirilip tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Uygulamaya göre de;
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanıklar hakkında asgari haddin üzerinde ceza verilmesi gerekiyor ise de, 5237 sayılı TCK.nun 3. maddesine aykırı olarak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde en üst hadden ceza tayini,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/3074, K. 2010/4182, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama