KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2008/5859 E., 2010/10047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Göçmen kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Sanık ...'in göçmen kaçakçılığı suçundan hükümlülüğüne ve ertelemeye, resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülüğüne, sanık ...'in göçmen kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hükümlülüğüne
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde göçmen sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesini gerektireceği gözetilmeden, zincirleme suç kabulü ile 5237 sayılı TCK.nun 43/1. madde ve fıkrasının uygulanması suretiyle ceza tayini,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince:
Sahte plaka düzenleyip kullanma ile sahte motorlu araç tescil belgesi ve sahte motorlu araç trafik belgesi düzenleyip kullanma suçlarının tek suç kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden 2 ayrı suç olarak değerlendirilip ayrı ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
3- Sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri irdelenip değerlendirilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle haklarında 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasının uygulanmasında, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş üst C.Savcısı ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 7.7.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar hakkında göçmen sayısının birden fazla olması ve TCK.nun 43/2. madde-fıkrası da bir suç işleme kararının icrası kapsamında "aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda" zincirleme suç hükmünün uygulanacağını öngörmesi karşısında yerel mahkemenin uygulaması doğru ve yerindedir.
Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Protokolün 5. maddesi "göçmenler, bu protokolün 6. maddesinde öngörülen eylemlerin konusu olmaktan dolayı bu protokol'e göre, cezai kovuşturmaya tabi tutulmayacaklardır" hükmünü getirmek suretiyle, suçun konusu olmalarının yanısıra göçmenleri bir bakıma mağdur da saymaktadır. Öğretide de göçmenlerin dar anlamda suçun mağduru olduğu ifa edilmiştir. (... ...: Göçmen Kaçakçılığı Suçu, Ankara, 2005, s.106 vd.; Yrd.Doç Dr. ... ... Evik: Göçmen Kaçakçılığı Suçu, A.Ü Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: IX, Sayı: 3-4, Erzincan, 2005, s-140 vd.; Dr. ... ..., Göçmen Kaçakçılığı Suçları, s.9 vd.)
Ayrıca madde gerekçesindeki göçmenlerin çaresiz insanlar oldukları, bu suç nedeniyle büyük ve bazen yaşam ve beden bütünlükleri bakımından onarılamayan zararlara uğrayabildikleri yolundaki ibareler de yasa koyucunun bu kişileri mağdur olarak kabul ettiğini göstermektedir.
Genel olarak suç, toplumsal düzeni bozmakla doğal biçimde devletin kurduğu ve koruduğu düzene zarar verir; ya da tehlikeye düşürür. Ayrıca, ceza hukukunda mağdur, "suç kurbanı" ile özdeş bir kavramdır. Öte yandan, bir başka açıdan suçun mağduru ile suçun konusu kavramları yakın kavramlardır. Bu nedenle Ek Protokolde göçmenlerin suçun konusu olmalarının açıklanmış olması, aynı zamanda suçun mağduru olmalarına engel değildir. (Doç. Dr. Erdener Yurtcan: Şahsi Dava, İÜHF. yayını, 1977, s.104 vd.)
TCK.nun 61. maddesindeki ... cezanın tayinindeki ölçütler ile 43. maddedeki müessese farklı hususlardır. Çoğunluk görüşünden göçmen kaçakçılığı'nda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı sonucu çıkmaktadır. Oysa TCK.nun 43/2. madde-fıkrasındaki düzenleme karşısında bu görüşe katılabilmek olanaksızdır.
Bu nedenlerle (1) nolu bozma kararına katılmıyorum.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıkların suçlarının tamamlandığı düşüncesiyle haklarında teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına muhalifim.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/5859, K. 2010/10047, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama