KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2009/415 E., 2010/11902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5728 sayılı Yasanın 578/1. madde ve fıkrası hükmü uyarınca, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davaların birlikte görülmesinde yasal engel bulunmadığından, tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine katılınmamıştır.
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin olarak sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliği ile (ONANMASINA),
2- Sanık hakında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince:
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/415, K. 2010/11902, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama