KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2010/11549 E., 2011/2283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Göçmen kaçakçılığı
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 765 sayılı TCK.nun 20l/a maddesinin 2. fıkrasında, göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmü yer almasına karşın, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde 765 sayılı TCK.nun 20l/a-2 madde ve fıkrasındaki bu düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı bulunması karşısında;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların, yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmak isteyen Türk vatandaşlarına maddi menfaat karşılığında sahte belgeler düzenleyip yurt dışına çıkış için gerekli hazırlık işlemlerini yaptıkları sırada sanık ...'ın maruz kalmış olduğu bir kaçırılma eylemi ile ilgili yürütülen soruşturmada eylemlerinin ortaya çıktığının anlaşılmasına göre,
sanıkların kanıtlanan eylemlerinin Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı ve 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinin uygulanması halinde verilecek cezanın anılan Yasanın 35. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilmesinin gerektiği gözetilerek, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya ilişkin uygulaması gösterilip bundan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa saptanarak hüküm kurulması gerekirken, böyle bir karşılaştırma yapılmaksızın yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin ve sanık ... Karacar'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 22.3.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıkların eylemlerinin tamamlandığı düşüncesi ile daire sayın çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/11549, K. 2011/2283, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama